Halide Edib Adıvar’ın Ateşten Gömlek eseri, Milli Mücadele döneminin acılarını, fedakârlıklarını ve direniş ruhunu bir kadın bakış açısından sunan önemli bir roman. Ayşe, İhsan ve Peyami’nin hikâyesi üzerinden hem aşk hem de vatan uğruna verilen mücadele işleniyor. Kitabın en güçlü yanı, Halide Edib’in sade ama etkili diliyle dönemin ruhunu hissettirmesi. Karakterler canlı, duyguları sahici; özellikle Ayşe’nin kararlılığı ve cesareti, dönemin kadın profilini güçlü bir şekilde temsil ediyor.
Ancak romanın bazı olumsuz tarafları da var. Öncelikle, bazı bölümlerde tempo oldukça düşüyor ve hikâyenin ilerleyişi yavaşlıyor. Karakterlerin içsel monologları bazen uzun tutulduğu için ana olay örgüsünden kopma hissi yaşanabiliyor. Ayrıca yan karakterlerin bazıları yeterince derinleştirilmiyor; bu da hikâyedeki potansiyel dramatik etkiyi zaman zaman azaltıyor.
Günümüz açısından bakıldığında Ateşten Gömlek, hem bir tarih dersi hem de toplumsal hafıza açısından kıymetli. O dönem insanları vatan uğruna canını ortaya koyarken, günümüzde benzer bir birlik ve fedakârlık duygusunun zayıfladığını görmek mümkün. Öte yandan, Ayşe’nin güçlü duruşu ve bağımsızlığı, günümüz kadınlarının özgürlük mücadelesiyle hâlâ örtüşüyor. Ancak romanın ağır temposu ve klasik anlatım tarzı, bugünkü hızlı tüketim alışkanlıklarına alışkın okurlara biraz sabır gerektirebilir.
Sonuç olarak, Ateşten Gömlek hem edebi hem de tarihsel değeri yüksek bir eser; fakat günümüz okurunun beklentilerine göre zaman zaman durağan, hatta yer yer eski moda gelebilir. Yine de kadın kahramanların merkeze alınması, savaşın psikolojik boyutunun aktarılması ve vatan sevgisinin içtenliği bakımından okunmaya değer.