İnsanların nelere alıştığını, alışmak zorunda olduklarını bir kez daha anladım akarken satırlar. Asıl konunun çok üzerinde durmayıp organ bağışını işlemesi bence en ismine yakışır süprizlerinden biriydi kitabın. Yani alışılmış Canan Tan ilerleyişi değildi, daha da iyisiydi.
Sana sorarım, Osmancık; ne düşünürsün?"
"Hiç."
"Düşünce ağırlaştı mı, insan hiç sanır. Ben öyle sanırım. Konuşmak kolay.. düşünmeyen, derdi olmayan, bir meseyi derd edinmeyen, hiç demez; konuşur."