Eğitim şart klişesini hepimiz biliyoruz; ancak eğitimle hayatımızı değiştirip, iyileştirebileceğimizi unutuyoruz. Bu mükemmel kitap bizi bu konuda aydın bir öğretmen ile aydınlatmakta.
İnsani erdemlerin ortaya konduğu, insani zayıflıklarının iradenin hayra kullanılarak alt edileceğinin güzel bir örneğiydi eser. Hiç düşünmeden okuyun...
Bir şeyler öğrenmenin şaşkınlığını bilir misin?
'vay be' diyebilmenin faydasını. Bir kitaptan,bir sohbetten, herhangi bir yayından ya da faydalı bir odaktan şaşırıp kaldığın anlar olur mu hergün? Ama magazinel şaşırma değil; onun çantası, bunun pastası, şunun parası gibi şaşkınlığı çok yaşayanlar anlamazlar. O şaşkınlıklar boşluğadır. Bu tiplerden uzak durmak bile farkettirir.
İnan bana okyanustaki balıkların hayatlarını öğrenmek iki kuruş avamın çantasından daha cennetlik.
İnsanların nelere alıştığını, alışmak zorunda olduklarını bir kez daha anladım akarken satırlar. Asıl konunun çok üzerinde durmayıp organ bağışını işlemesi bence en ismine yakışır süprizlerinden biriydi kitabın. Yani alışılmış Canan Tan ilerleyişi değildi, daha da iyisiydi.
Bir yiğit kolay yetişmiyor. O yiğidin de bir zamanlar çocuk, bir zamanlar ergen olduğunu görüp onun hayatına tanıklık etmek, nasıl olgunlaştığına nasıl kendini yönetim ruhuna adadığına şahit olmak çok başka.Bir merhamet abidesi kişiliklerin nasıl olduğunu görmek için bile okunmalı.
Nedim kendinde kaybolmuş bir adam. Tıpkı okuru gibi...
Kardeşinin gözleri karanlık, onun dünyası.
Ha birde saman kağıdına basılmış bir kitap;
Öyle içten, öyle samimi.