”Yaşamına yön verecek olan en büyük hırs,kendi kendini en iyi şekilde yetiştirebilmek olmalıdır.
Hiçbir şeyin,hiç kimsenin,hatta ölümün bile senin elinden alamayacağı bir hiç huzura,ferahlık ve
Bir şeyler öğrenmenin şaşkınlığını bilir misin?
'vay be' diyebilmenin faydasını. Bir kitaptan,bir sohbetten, herhangi bir yayından ya da faydalı bir odaktan şaşırıp kaldığın anlar olur mu hergün? Ama magazinel şaşırma değil; onun çantası, bunun pastası, şunun parası gibi şaşkınlığı çok yaşayanlar anlamazlar. O şaşkınlıklar boşluğadır. Bu tiplerden uzak durmak bile farkettirir.
İnan bana okyanustaki balıkların hayatlarını öğrenmek iki kuruş avamın çantasından daha cennetlik.
Son zamanlarda okuduklarım arasında en akıcı ve en iyisi... Bir çok inancı kapsayan evrensel bir öğreti. Masalın ve romanın böylesi güzel, çünkü kalbe ve ruha dokunan bir yapısı var eserin.
Dünya’nın ruhu, görünmeyenin içindeki görüneni, var olanın ötesindeki derinliği arayan bir yolculuktur. Frederic Lenoir, bu yolculuğu kelimelerle örerken, insanın varoluşunun en temel sorularına
Tenzin gözyaşlarını kuruladı. Mektubu katlayarak cübbesinin içine sakladı. Başladığı işi bitirdi ve çörtenin yanı başında bitkin düşerek uykuya daldı. Şafağın ilk ışıkları yüzünü okşadı. Kendini yeniden doğmuş gibi hissediyordu. Vücudunda yepyeni bir güç
vardı. Yürümeye koyuldu ve vadiye indi. Her adımında öğrendiği dersleri aklından geçiriyordu. Lama Dorje ile diğer bilgelerin yüzlerini görüyordu. Bugün artık hepsi ölmüş
olan genç keşiş arkadaşlarının yüzlerini de görüyordu. Ve bir hüzün peçesi ruhunu gölgelendirirken tıpkı bir mantra gibi Natina'nın adını yinelemeye başlıyordu. O zaman yüreği yeniden ısınıyor ve capcanlı bir umut adımlarına güç veriyordu: Arkadaşını bulmak.Bütün dünyayı dolaşması gerekiyordu.
Doğuyoruz, yaşıyoruz ve ölüyoruz. Bazılarına göre çok kısa, bazılarına göre ise çok uzun olan hayat yolumuzda bizi biz yapan şeyler vardır. Din, dil, ırk fark etmez. Sevgi evrenseldir, ahlâk evrenseldir, iyilik evrenseldir, ibadet evrenseldir. Her dinde, inanışta farklıdır ibadet etmek, farklı şekillerle yapılır. Biri Allah der, biri Tanrı der, bir başkası daha başka isim verir. Aslında tüm ibadetler "Dünyanın Ruhuna"dır.
8 farklı inanıştan insanın bir araya gelerek hayatın anlamını, yaşamı, benliği, iyiliği, an'ı yaşamayı vb. sorguladığı bu kitap, hasta ruhlarımıza, bedenlerimize şifa olarak hazırlanmış gibi. Sadece okumak değil, okuyup düşünüp sorgulayıp uygulamak da gerek.
Hiç değilse hayatın anlamını, varoluş sebebimizi sorgulamamız gerek.
Akıcı bir dil ve kolay olay örgüsü yoğun anlatımı çok daha etkileyici bir anlatıma dönüştürmüş.
Herkesin okuması gereken kitaplar vardır ya, bu kesinlikle onlardan biri. Kitapla ilgili içerik söylemek istemiyorum. Ama şunu söyleyebilirim; birbirinden farklı dini inançlara sahip her toplumdan 1 kişinin olduğu insanlar, bir merkezde toplanıyorlar. Bunların arasında Hristiyan, Müslüman, Budist falan var. Hepsini hatırlamıyorum. Devamını okuyup öğrenin :)
Dünyanın Ruhu... Mükemmel bir incelikte yazılmış olan hayattaki erdemlerin din, dil, ırk farketmeksizin anlatıldığı, insanın kalbini ısıtan bir kitap. Uzun zamandır beni bu kadar etkileyen bir kişisel gelişim kitabı daha okumamıştım. Okurken insanın ruhunu aydınlatıyor ve insana nereye bakması gerektiğini öğütlüyor. Öğütlerin ardından bilgeler tarafından anlatılan hikayeler insana okurken inanılmaz keyif veriyor. Çok beğendiğim bir kitap oldu. Başucu kitabı niteliğinde bir kitap.
Bu kitaba başladığımda sindire sindire okurum demiştim ama o kadar akıcı ki bir solukta bitti. Hayata geçirilmesi gereken bu 7 öğreti zaman zaman açılıp okunmalı.