____LEZİZ KADAVRALAR
16 buçuk yıllık ömrümün favori kitaplarından biri oldu. Konu bazında kısacık bahsedersem şöyle açıklayayım: Hayvan etinin bir salgına, virüse kurban gittiği bir distopyada insan eti yemek yasallaşıyor ve dünya yozlaşmanın eşiğinde ayakta durmaya çalışıyor. Bizim ana karakterimiz et tesislerinde çalışan bir adam ve kitap genel olarak onun içsel çatışmalarından ilerliyor.
Yorumuma gelirsek... Her ne kadar toplum ahlakı, dünya çok değişmiş olsa da aslında ne kadar aynı olduğumuzu gördüm. Kendi türümüzün yarattığı normların ve ahlak anlayışının, toplumu yozlaşmadan korumadığını bir kere daha anladım. Karakterin içsel çatışmaları hemen hemen hepimizin kendi hayatından minik örneklerle anlayabileceği şekildeydi. Hükümete yapılan eleştiriler aynı zamanda bireyin kendi davranışlarını da eleştiriyordu. Ben 3 günde bitirdim, başını çok zor okudum ancak bir yerden sonra aktı. Sonuna bayıldım ve harika bir mesaj niteliği taşıdığını düşünüyorum. Karakterin hareketlerini karakter gelişimine yormuştum kafamda, beklemediğim bir tarafa gitti. Bitirdikten sonra nasıl tahmin edemedim diye düşündüm çünkü karakterin yaptığı her hareket, söylediği her söz sona götüren bir ipucuydu aslında. Ancak okurken şunu da göz önünde bulundurmak gerekir: Sistemde hayatta kalmaya çalışan piyonlardan çok, sistemi yönetenler ve sistemin kendisi eleştirilmelidir. Bu gerçek hayatta da böyle, şimdi feminizm temalı ataklarıma girmeyeceğim ancak kendi Türkiye yüzyılımızda okuması keyifli ve kendi dünyamızla ilişkilendirilebilir bir kitaptı. Puan kırmak çok istedim ancak her kitabı mükemmel olaylar, mükemmel karakterler bekleyerek okursam gerçeklik nerede durur?
10/10 benim için. Çok az cinsellik var ancak beni rahatsız etmedi, smut amacıyla yazılmamıştı bence. Konu ağır