“At üstünde ıssız köy yollarından hiç geçmemiş birine anlatacak bir şeyim yok; ne de olsa anlamayacak bununla ilglili anlatacaklarımı. Geçene de hatırlatmayı hiç istemem.”
“Asla, uykuya dalarken bile olsa artık beni hiçbir şey şaşırtamaz demeyeceğim böbürlenerek. Hayır. Bir yıl geçti, bir yıl daha geçecek ve bu da geçen yıl gibi bir yığın sürprizle dolu olacak.”
“İşte böyle geçti bütün yıl. Şu anda fırtına gibi akıp geçtiğini anlamış olmama rağmen, geçerken birçok yönü, birçok görünümü varmış gibi, karışık ve korkutucu gelmişti. Aynaya bakıyorum da geçen yılın bıraktığı izleri görüyorum yüzümde. Gözlerim daha sert, huzursuz bakar olmuş. …Burun kemerim üzerindeki kırışıklık sonsuza dek var olacak tıpkı anılarım gibi. Aynaya bakınca görüyorum hepsini, art arda hızla gözümün önünden geçiyorlar.”
“…aynaya baktım. Ayna her zamanki şeyi gösteriyordu: Sağ gözünün altı morarmış gibi duran açıkça dejenere bir tipin çarpık yüzü… Bunda aynanın bir suçu yoktu.”