Bir diyetisyen adayı ve psikoloji okumaya hazırlanan biri olarak belirtmek isterim ki kitap yemek bozukluklarının temelinde neler yattığını, insanın hayatını küçücük bir olayın dahi nasıl etkilediğinden bahsetmektedir. 8 kişi ve bir diyetisyen bir psikolog eşliğinde psikodrama yöntemiyle yeme bozukluklarının temeline inilmiş, daha çok kitap yazarımız psikolog olduğu için psikolojilerine değinilmiş, beslenme eğitimi üstü kapalı bir şekilde bahsedilmiş. Beslenmenin %50sinin fiziksel %50sinin psikolojik olduğuna inanan birisi olarak kitabın beni etkilediğini belirtmek isterim ki günlük konuşma diliyle yazıldığı için anlamakta çok zorlanmıyorsunuz ve sanki psikoterapiyi izleyen birisi olarak kitaba dahil oluyorsunuz. Son olarak yazarımızın belirttiği ve mesleki açıdan değerlendirdiğimde beden-zihin-ruh üçlemesine değinerek zihin ve ruhunuzda ne oluyorsa bedeninize onun yansıdığını belirtmek gerekiyor "ne psikologların ne doktorların ne de diyetisyenlerin sihirli değneği yok. Tekrar söylemek isterim ki bizler sadece doğru yolu gösteren rehberleriz. Hangi yolu seçeceğinize sizler karar veriyorsunuz."