Meryem

Meryem
@meryemsumer_
|Bin ümit, bin telaş, bin hasret, bir ölüm.
Arapça ögretmeni
YL
Mardin
2001
38 okur puanı
Ağustos 2022 tarihinde katıldı
Yalnızlığa kök saldım usulca;
Yalnızlığa kök saldım usulca; öylesine uzun, öylesine sessiz yürüdüm ki tek başıma, birinin omzuna değen omuz, birlikte atılan adım nasıl olur, unuttum. Yol, tenhayken içimi ezer, beraberkense kalbim şaşırır; yakınlıkta bile uzaklık büyür. Acaba biz mi yetersiziz bazı şeylere, yoksa zamanla ikna mı edildik beceremeyeceğimize? Hakikat nerede gizlenir; ne yapmalı, nereden başlamalı, nasıl? Bilsem de sustum, sözcükler, yorgun dilimde küle döndü. Sevgiyle hüzün, aynı göğün altında bu kadar iç içe geçer miydi? Yoksa bizi asıl yoran sevmek mi, sevilmek mi, ya da hiç durmadan birbirimizi anlamaya çalışmak mıydı? Ne kırdı bizi tam olarak, kim çeldi yolumuzu? Oysa niyetimiz sade, maksadımız güzeldi: birlikteyken hayat kolaylaşsındı... Peki neden her şey, her şey bu denli ağırlaştı?
İnsan ve Duygular
Reklam
Seneler sürer her günüm, yalnız gitmekten yorgunum; zannetme sana dargınım, ben gene sana vurgunum. Sabahattin Ali
Yolun başında olmak, ama yürümek için bir adım bile bulamamak... Önünde uçsuz bucaksız bir ufuk var, fakat ayaklarının altında bir yol yok. Her şeyin başlangıcında, her şeyin sonuna hapsolmuş gibi... İçindeki sabırsızlık, zamanın donmuş akışıyla çarpışıyor. Ellerini uzatsan boşluk, ilerlesen uçurum. Beklemek mi, vazgeçmek mi? Hangisi daha ağır, hangisi daha az acıtıyor bilmiyorsun. Sadece, durmanın bile ne kadar yorucu olabileceğini anlıyorsun.
Duygu ve Düşünce
Zihnin yetişemediği yer
Zamanın akışında insan bedeni, bir yere yetişmek için çırpınır durur. Adımlar hızlanır, nefes daralır, eller uzanır ama zihin… Zihin hep bir adım geridedir. Bedensel çabanın ötesinde, zihnin yükü bambaşkadır. Çünkü insan, olacak olanı düşünür; ağırlığını kaldıramayacağını hisseder. Zihin, geleceğin ihtimallerinde kaybolurken geçmişin izlerini de taşır. Beden koşar ama zihin durur; bir adım ileriye gitmekten korkar belki de. Olacak olanın ağırlığı, insanı en güçlü yerinden sınar. Ve insan fark eder: Bazı şeylere yetişmek, bedenen mümkün olsa bile, zihnen bir varış noktası yoktur. Olacak olan, kendi vaktiyle gelir; insan ise yalnızca o yükü taşımaya hazır olup olmadığını sorgular. Ama ne gariptir ki, cevap daima sessizlikte saklıdır.
Duygu ve Düşünce
Suskunluğun Çığlığı
Giderek sessizleşiyorum, içime çekiliyorum. Konuşmak bir yük gibi, artık kelimeler dilimin ucunda dahi durmak istemiyor. Önceleri fark etmedim bu sessizliği; ama neden böylesine suskunlaştığımı düşünürken anladım: İnsanlar, yalnızca konuşmak için konuşuyor. Yorumlar, haklı çıkma çabaları, kendini gösterme telaşı... Bu kadar gürültünün içinde, artık bir kelime etmeye dahi mecalim yok. Sessizliğin ortasında bir huzur mu buldum, yoksa kayboluyor muyum, bilemiyorum. Memnun muyum halimden? Ona da emin değilim. Belki bu sessizlik bir sığınak, belki bir yük... Ama şu an, gürültünün kalabalığında sessizlik tek dostum gibi.
Duygu ve Düşünce