Geçmişle geleceğin kalın kanatları altında ezilen, bir türlü gerektiği gibi hissedilip yaşanamayan ve zamanın özü olan "an", onunla birlikteyken geçmişsiz ve geleceksiz bir özgürlüğe kavuşarak bütün hayatı kaplıyordu,
Ölümün geri dönüşü olmayan bir son olduğunu, onu bir daha görmeyeceğimi, onun bir daha hiç kımıldamayacağını, konuşmayacağını, birisi yüzüme kızgın bir demirle bastınıyormuş gibi acıyla hissetmiştim.