…hayatındaki çok değerli bir şeyi kaybeden insanların, geri kalan her şeyi de kaybetmek isteyen o hastalıklı güdüsü onu zorluyordu, en dibe, daha aşağıya düşemeyeceği yere kadar inmek için garip bir istek, önüne geçilmez bir arzu duyuyordu.
Tutsaklıkların en acı verici olanını yaşıyor, kendi kendinin tutsağı oluyordu; duygularıyla düşüncelerini bir erkeğe bağlayan o korkunç bağı yine kendi duygularıyla düşünceleri örüyordu.