Yavrum, mazlum bakışlım, niye akşamız
Niye böyle
Binicisiz at gibi
Göçün ucu saplandı karanlığa
Göçün ardı görünürde yok
Kim geçmiş bu dağlar kargaşasını
Kar kokmuş güneş kokmuş türküsü kimin
Kim dökülmüş Kızılırmaklara binlerle
Ne zaman bir ak güvercin konsa dalıma
Ak boynundan kanlar sızsa boynuma
Ne zaman tuza batsam Fırat kıyılarında
Yezitler doldursa akşamlarımı
Dolaşır kesik başım Şamlarda
Ürkerim büyük tutsaklığımdan
Akıp gitti benim yayla soluklum
Ben
Çileli kısrak
Kamçı yorgunu
Ben
Kaldım
Bu yerlerde
Kaldım
Kıyısında
Bu kanlı karanlığın
Köpük köpük ter
Kelep kelep hınç
Derya deniz gözyaşı