Ticari olan kişisel olanı alenen yozlaştırmaktadır. Başarılı insanlar kendilerine eş değil ganimet arıyorlar. Evliliklerin neredeyse yarısı - kısmen de olsa- sanki her insanın sabit bir değeri varmış; gençliğin, güzelliğin, zekanın, statünün ve (özellikle de) servetin hesaplanabilir bir tümlevi varmış gibi "daha iyisi ile takas etmenin" ayartması yüzünden boşanmayla sonuçlanıyor.
Tüm dünya, onun ağzına layık büyük bir nesnedir; büyük bir şişe, büyük bir elma, büyük bir memedir. İnsan, emici olup çıkmıştır, ebediyen beklendiği içinde ve ebediyen düş kırıklığı yaşayan..