Kum saatinin ince kumları gibi ölüyorum yavaş yavaş. Bin parçam daha katılıyor öldürülmüş bin parçama. Acıtıyor düşüşlerin çarpışları. Karışıyorum, toparlanıyorum fakat bütünleşemiyorum. Ne bir parçam bir ediyor ne de bin parçam bir.
Sağlıklıyken aldığı her nefes boğazını yakarken, o aynı nefesi bin bir güçlükle içine çekmek için ağzını kocaman açışını görmek, çok büyük bir çelişkiydi.
Zaten bizim gibi insanların dayanıklılığı çok anlamsız ve iğrençtir. Parazitler gibi dünyanın üzerine yapışmış olan bizler, ölümsüzlüğe en yakın olan kişileriz. Ve bizim yanımızda, hayatlarında birçok amaç taşıyan ideal insanlar böcekler gibi dökülürler. Belki de dünya üzerindeki en gerçek adaletsizlik...