Zaman zaman yaşadıkları ağır geldiğinde, evde kimsenin onu görmeyeceğini düşündüğü yerlere gider gizlice ağlardı. Eğer ağladığı anlaşılırsa, dizlerinin üstüne çöker, göz yaşlarını tutmaya çalışarak özür ve af dilerdi.
Adeta kendi ruhunu öbürünün bedenine yerleştiriyor, onun sesiyle konuşup
onun kahkahasıyla gülüyordu; öbürünün yaptığı her şeyi kendisinin yaptığını hayal ediyordu. Buna o kadar kaptırıyordu ki bir an gerçekten artık kendisi değilmiş gibi geliyordu. Bu şekilde pek çok hayali mutluluk anının keyfini sürmüştü