Mesut Altınok

Mesut Altınok
@mesutaltinok
Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmeni
Lisans
Şanlıurfa
Malatya
1221 okur puanı
Şubat 2018 tarihinde katıldı
Şu var ki, asıl mesele onun “olmasında” veya “olmamasında” idi. 1914'te Osmanlı Devleti'nin söz sahibi Enver yerine Mustafa Kemal olduğunu, 1919'da da Samsun'a Mustafa Kemal yerine Enver'in ayak bastığını bir tasarlayınız. Türk tarihinin gidişi başka türlü olurdu. Büyük fırsatlar fani şahıslara bir milletin kaderini iyiye veya kötüye doğru değiştirmek imkânını verebilir. "
Sayfa 9 - Pozitif Yayınevi·Kitabı okuyor
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Atatürk ne yaptığını, nasıl yapacağını, kimlere ne yaptıracağını, kimleri nasıl ve nerede kullanacağını bilen pek hesaplı bir adamdı.
Sayfa 8 - Pozitif Yayınevi·Kitabı okuyor
Efendiler, tarih itiraz edilemez bir şekilde kanıtlamıştır ki, büyük davalarda başarı için sarsılmaz bir yetenek ve güce sahip bir önderin varlığı gereklidir.
Sayfa 46 - İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
Erzurum kongresi'ni daha önce açıkladığım esaslarını ve kararlarını, herhangi bir temsilciler heyetinin uygulama alanına sokturabileceğime güvenim olmadığını itiraf ederim. Nitekim zaman ve olaylar beni doğrulamıştır. Bundan başka, daha Amasya'dayken kararlaştırdığım ve bütün ulusa mümkün olan araçlarla bildirdiğim Sivas Genel Kongresi'nin toplanmasını sağlamak, bütün ulusu ve ülkeyi yalnız bir heyetle temsil etmek, ayrıca, yalnız Doğu illerini değil, vatanın bütün kısımlarını aynı dikkat ve duyarlılıkla savunma ve kurtarma çarelerini bulmaya çalışmak gibi konuları herhangi bir heyetin sağlayabileceğine inanmadığımı açıkça ifade etmek zorundayım. Çünkü, bende böyle bir inanç var olsaydı, işe başladığım güne kadar girişim ve faaliyette bulunanların çalışmalarının sonuçlarını bekleyerek, istifa etmemek yolunu bulurdum. Hükümet, padişah ve halifeye karşı isyana gerek görmezdim. Aksine, ben de bazı ikiyüzlü ve iki taraflılar gibi, görünüşte çok tantanalı ve gösterişli olan, o günün ordu müfettişliğini ve padişah yaveri sıfatını korumaya devam ederdim. Gerçi, benim açıkça ortaya atılmamda ve bütün ulusal ve askeri hareketlerin başına geçmemde kuşkusuz sakınca vardı. Fakat o sakınca, başarısızlık halinde herkesten önce ve herkesten çok, en büyük ceza ve eziyete uğratılmaktan başka bir şey olabilir miydi? Oysa, bütün vatanın ve koskoca bir ulusun, ölüm kalımı söz konusu diyenlerin kendi sonlarını düşünmesine yer var mıdır?
Sayfa 46 - İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
Ulusal Sır
Bu son sözlerimi özetlemek gerekirse, diyebilirim ki, ben ulusun vicdanında ve geleceğinde sezdiğim büyük gelişme yeteneğini, bir ulusal sır gibi vicdanımda taşıyarak, yavaş yavaş bütün toplumumuza uygulatmak zorundaydım.
Sayfa 11 - İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu