Erkeğin cinsel işlevinin en ulaşılmaz anında, verme edimi yatmaktadır. Erkek kendini, cinsel organını, kadına vermektedir. Doyum anında kadına dölünü vermektedir. Eğer güçlüyse vermekten kendini alamaz. Veremiyorsa eğer, güçsüz demektir, Kadın için süreç, pek farklı değildir. Hatta bir ölçüde daha da karmaşıktır. Kadın ayrıca kendisini de vermektedir, kadınlığın merkezine giden kapıları açmakta, alma edimi içinde vermektedir. Eğer bu verme edinimini başaramıyorsa, sadece alıyorsa, o zaman soğuk bir kadın olduğu çıkar ortaya. Kadında verme eylemi, sevgili olmanın dışında bir kez de ana olarak belirir. Anne, içinde büyüyen çocuğa kendini verir, sağlığını verir. Vermekten alakonulmak annede acı yaratır.
Bu insanların hepsi, verilen emirlere uymaktadırlar, ama yine hepsi kendi isteklerini yaptıklarına inandırılmışlardır. Nasıl ki çağdaş yoğun üretimde malların standartlaştırılması bir gereklilikse, sosyal süreçte de insanların standartlaştırılması öyle bir gerekliliktir. Ve bu işe «eşitlik» denmektedir.