"Last Night" filmi, ihaneti ilk kez gözümde masumlaştıran şey olmuştu. Şimdi ise bu kitap, düşüncenin ikinci durağı oldu. Belki de gerçekten herkes yüreğinin götürdüğü yere gitse, dünya daha samimi, daha huzurlu bir yer olurdu. Ama bilmiyorum... Belki de ben, yüreğimin sesini hiç dinlemediğim için bu fikre bütünüyle katılamıyorum. Yine de içimde, kitabın bıraktığı o ince burukluk hâlâ duruyor; bir şey eksik kalmış gibi, tamamlanmamış bir cümle gibi.. En sevdiğim alıntıyı aşağıya bırakıp, kendi içime çekileceğim...
"Ağlama," diyordum, "senden önce gideceğim doğru ama burada olmadığım zaman da, hâlâ var olacağım, senin belleğinde güzel anılarda yaşayacağım; ağaçlara, bostana, bahçeye baktıkça, seninle birlikte geçirdiğimiz bütün mutlu anları anımsayacaksın. Benim koltuğuma oturacak olursan, bugün öğrettiğim keki yaparsan da aynı şey olacak ve kahverengi burnumla beni karşında göreceksin."