O yüzden bence insan olmak her duyguyu sonuna kadar yaşayabilmektir. Gerçekten en son ne zaman kahkaha attık? Bunu düşünmeliyiz... Eğer uzun zamandır bir kahkaha atmadıysak, bence hayatımızda çok büyük bir eksiklik var ya da çok duygusal bir filme gittik diyelim, filmde gözlerimizden yaşlar aktı... Bu o kadar güzel bir şey ve o kadar ihtiyacımız olan bir duygu ki duygulanmak, eğer bunu da uzun zamandır yapamadıysak insan kalamadık demektir.
Benim için fiziksel kavganın kazananı yoktur ve hiçbir zaman karşı taraftaki insanla anlaşamasam bile onu sözlerimle, karakterimle, kişiliğimle, auramla durdurarak yenmek, kendimi, hakkımı savunmak isterim.
Kritik bir anda, yüksek riskli bir karar vermiştim. Resmen kırık kaburgayla oraya gitmiş, çok zor bir rakibe karşı dövüşmüştüm. Yıllar sonra ilk defa dövüşecektim. Antrenörüm, antrenman için yeterli partnerlerim yoktu. Gerçekten yeterli antrenman yapamıyordum. Sadece öğrencilerimle güreşiyordum ve kendimi çok zor bir işin içine atmıştım. Bence hayatta başardığım her şeyi, bu verdiğim zor kararla yaptım. Çünkü eğer konfor alanından çıkmıyorsak ve kendimizi zorlamıyorsak hiçbir zaman bulunduğumuz kabuğu kıramıyoruz. O yüzden de bugün hâlâ o zor zamanlarda yaşadıklarımdan dolayı, hayatın bana geri verdiği şeylerden dolayı kabuğumu kırmak için kendimi zorlukların içine atıyorum. Kırk yaşında belli bir yağ oranına düşmeye çalışıyorum, boks maçı yapmaya çalışıyorum. Çünkü biliyorum ki eğer ben hayata bu zorlukları hediye edersem ve ben “konfor alanımdan çıktım, kendimi zorluyorum” dersem mutlaka ve mutlaka hayatın da bana hediyeler vereceğine eminim. Çünkü bende böyle bir veri var. O yüzden sizler de sadece yerinizde oturarak ve ritüel bir şekilde çalışarak başarılı olamazsınız. Bazen gerçekten zorluklara göğüs germeye çalışın. Lütfen biraz da risk alın.
Çünkü girişimciliğin en büyük, en büyük yapı taşı cesaret ve konfor alanından çıkmak ve gerektiğinde çekinmeden risk almaktır.