Bu kitabı okuyunca neden daha önce okumadım diye üzüldüm. Ama daha önce okusaydım bu kadar derin anlayabilir miydim , hissedebilir miydim emin değilim . Bazı şeyleri iyi anlamak için görmek gerek , yaşamak gerek bazen.Neyse burayı uzatmanın anlamı yok.
Beni çok derinden etkileyen bir kitap oldu . Bizler normal hayatımıza devam ederken bu buluşmada hangi elbisemi giymenin derdindeyken kimin ne yaşadığını hiç aklımıza getirmiyoruz . Evet her şeye rağmen hayat devam ediyor , ve bizlerde devam etmek zorundayız.
Millete söylesen niye inanıyorsun dine , biz tesadüfen bu kadar mükemmel olamazdık. Ben bu kitabı okuduktan sonra bir kez daha anladım biz mükemmel falan değiliz. Bana göre diğer varlıklar bizden daha mükemmel . Hangi hayvan başka bir canlı ölüyor diye seviniyor insandan başka.
Tarihe baktığımızda o kadar çok soykırımlar olmuş ki ;onun dini farklı diye , onun ırkı farklı vs vs . Bu kitapta da ezidilere yapılan soykırımlarıyla buluşuyorsunuz , insanın insana yaptığı kötülükleri , sırf onların dini bunu yapmayı helal kılmış diye ...
Peki ya nedir bu Yezidilik? Kimdir bu Yezidiler? Aslına bakarsanız Yezidi değil Ezidir. Bütün dinlerden önce gelen dinleri gereği güneşe dönerek dua eden, Tanrı ve yedi meleğin olduğu bu dinde. Cennetten kavulan Başmelek Tavus yaptıklarına pişman olup yedibin sene göz yaşı döküp ateşleri söndürmüştür. Tanrı Melek Tavus’u affedip tekrar başmelek yapar. Cennetten kovulan meleklerinin şeytan olduğu düşünülmesi üzerine zulüm görmüşlerdir. Kutsal kitapları kayıptır ve dinlerini gelecek nesillere aktarabilmek için kitabı ezberlerleyenler tarafından anlatılır. Maviyi sevmezler ve kullanmak yasaktır. Marul ise yenmesi yasak olan sebzedir onlar için. Bunu da Meleknaz’ın Hüseyin’in evinde salata yapılırken marulu görüp çığlık çığlığa kaçmasından