seni öpmeye geliyorum alnından
yakana bir papatya tak!
rahminde minyatürün davudî bir cenin akşamı
yumrukluyor kapılarını yuh filbahri
aç kapıyı bezirgânbaşı!
Kapı hakkı ne verirsin. Orda vuruluyor mendil ve ses orda kuruluyor yorgun tahtına hâkimiyet yüceses.
ben eş adaletliyle adalelerimde az, bin beş yüz yıldır hâlâ çocuk alkolikliğim
ben, der, belki, bir rus bebeğiyim
soydukça beni
bir hüzün bir gül bir hüzün bir gül
gittikçe küçülüp, ayrıntıya giren
ben, der, belki, bir söz böceğiyim
gittikçe hislenip, ayrıntıda epriyen
eşkalimi polise anlattım
yılbaşı ağacına kendini asan adamım ben, denize okyanus muamelesi yaptığım yerlerden şimdilerde simli sallar da geçer
sudaki izlerinde taze bir kekik kokusu
-eski mo'nun ee? hali-
leylak hanım'ın teni timsah derisinden
film seyrederken öne yerleşir organları
sevgilisi mo'nun resimleri gri buhar kokacakmış
buna güldü mü bütün bir sanrı bütün bir hikâye! sincap süksesi üfledi on iki tane ey lüle!
leylak hanım rakısını sülfürik asitle içerdi
akşamüstülerin herhangi bir a'sı ve ü'sü vardır
geceleri yatakları piyano yedek parçası gibidir
mo'nun öpüşleri necip fazıl üremisi