özgür

özgür
@mevti
Bir 'kan aranıyor anonsu' gibi öperdin boynumu sivri dudakların bir çift yakışıklı gülmüşçesine girerdi karanlık tenime Baştan aşağı dev bir öpüşmeydi bizim sevişmemiz dört et parçasının eşlerini seçip briçe oturdukları masaydı nemli yuvarlak çarşafımız sen gittin ben öldüm / gölgelerin kullandığı ruj gibi kaldı yatak odamız
Alıntı
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
kimi sularca inanıyorum kimi zulüm yakıcı çocuksu, deli deli zincirler boğuntusu gök elimde kolumda senin seslerin var gel de aldırma kadınları çıplak görüyorum koşup seni soyuyorum bir açıcı gerdanlık görsem boynun aklıma geliyor bilemezsin seni kentlere seni bankalar seni seni 300.000 seni zamansız ölümlere karşı koyuyorum hep aklımdasın yükün ağır, bir irisin bir ufaksın yetiştiremiyorum 300.000 kapattığımız sağnak akşamları açtığımız sabahları 300.000 elimden tut beni acar balıklara alıştır tekin durmayı öğret acıkmış aç kayalarda gel anasız pencereme perde ol kurtulayım kalk ellerini yıka bize gidelim soyunur dökünür odalarda konuşuruz bir o kaldı 300.000 odalara kapanmak odalarda konuşmak odalarda ölmemek canımız çekerse sevişiriz de kalk gidelim üç sokak ötede bir ev var yeşil gibi sana onu gösteririm konuşur sevişir dövüşürüz 300.000 benim yırtıcı kuşlara tutkum işte bundan ötürü yadırgamadan gökyüzüne aşka acıkmaya alışkın zamansız gelme elim kolum dağınıksa sarılamam senin ağustos çeşmeleri yüzüne özlemle eğiliyorum bir karşı durulmaz istek bir telaşla kendiliğinden bir serin renk anlıyorum aydınlık gözlerinden sorma sen zenginsin alırım tükenmezsin allah gelene kadar sen olursun şiirlerimde bu bir boş ver kavgalara kuruntu sorunlarına boğuntuya gelme ben adını demesem de anlıyorsun 300.000 ü ç y ü z b i n cümbür cemaat aşka abanıyoruz.
Şiir
Ağlamakla gülmek arasında, kontrolsüz bir ruh haliyle Allah'ı işin içine katan, laik, solcu gençler - ne garip bir durum. Kahkahaları, o elektrik tellerine, o metale, o işkenceye bir karşı duruştu belki; ya da sadece acının, çаresizliğin bir kaçış noktasıydı. Ama o an, o kahkahalarla ötesinde, içlerinde bir kurtuluş bulmuşlardı, gerçi o da bir anlığına özgürdüler; demir kapıların, dikenli tellerin yaralı arkadaşlarına karşı utançla karışmıştı.
Alıntı
Onlar love derler bizim sevdamıza olsun! lav'dır her iki dilde de aşk! Onlar yapabilmeyi can arkasına saklar bizler ruh doldururuz canla maharetlerimize! ustaca! elbette iskender de sevebilir / eğer can varsa lavında!
Alıntı
Şimdi size sunacağımız parçaya Ben Cem Karaca olarak Akrabalık bağları açısından özel bir ilgi Ve de sevgi duymaktayım Evet, parçamızın adı "Alageyik" Bilmem anlatabildim mi Ben karaca, o da alageyik E kendisi uzaktan yeğenim olur biraz Bundan çağlar önceydi Toros yaylarının yüksek dağ köylerinde kişiler Akıllı, uslu ve mutlu sürdürürlerdi geleneksel yaşantılarını Öykümüze konu olan genç de bu mutlu kişilerden biri idi Ve tüm yaşıtları gibi terler terlemez bıyıkları Atına atladığı gibi geyik avına giderdi Bu avlar, çok kere günler, günler boyu sürer Ve onu sütüyle besleyip beşiklerde beleyen anası Bakarken gözünden kıskanarak, sakınarak bakan sevdalısı Yaşlı gözlerle beklerlerdi dönüşünü Gel etme, gel vazgeç şu geyik avından, bunun sonu hayretmez Derlerse de dinletemezlerdi ki Önceleri onları dinler sanırdın yiğidimi Hele oturup çamdan bardaklar oyarken görünce onu Bardaklar da bardaktı hani Belle ki Toros'un tüm güzellikleri nakış olmuş üstüne Kız oğlan kız bardaklar oyardı ince belli Ama birden durulur günlerden birinde Ve sanki çağırırmış gibi Toros'un tüm geyikleri birlik olmuşçasına onu Kopar giderdi ansızın Ve kambur felek etti sonunda edeceğini Güzel bir ala geyiğin peşinde soluk soluğa sıçrarken koyaklardan yukarı