Elinde duygusal bir büyüteç, yatırmış ruh halini bir tabakanın üstüne pür dikkat inceliyor. Saptadığı her kusuru cımbızla , neşterlerle didik didik ediyor. Bunu yaparken yüreğini de lime lime ettiğini anlamadan.
"Eğer nasıl biri olduğumu bilseydiniz, şu anda beni selamlarken yüzünüzde gördüğüm o tatlı, dostane gülümse kim bilir nasıl donup kalırdı dudaklarınızın kıyısında!"