O gece Bowey’deki barda sabrın illaki bir öyküyü haketmediğini, hatta daha beteri, merakın bazen sadece merak olarak kaldığını, anektoda ulaşmadığını öğrendim.
Sürekli geçmiş üretiyoruz. Bizler geçmiş fabrikalarıyız. Zaman yiyoruz ve geçmiş üretiyoruz. Ölüm bile çözüm değil. İnsanın kendisi gider ama geçmişi kalır. Sonra tüm bu şahsi geçmiş nereye gider ?