"Sonunda Dirmit, yazmanın bir yolunu buldu. Sözcükleri tek tek kafasının içinden alıp yüreğine koydu. Yüreğini "güp! güp!" artıran sözcüğü hemen kağıda yazdı. Yüreğini attırmayan sözcüğü yüreğinden çekip attı."
"Dirmit o günden sonra hep sözcüklerden bir yorgana sarındı. Sözcüklerden bir yatağın üstünde uyudu. Sözcüklerden yapılma bir sandalyenin üstünde oturdu. Atiye günleri sayılı binlerce sözcük oldu. Huvat sözcük dolu şişelere baktı."
Uruguaylı büyük yazar, yazdıklarıyla bana çok şey katan, ruhumu titreten insan Eduardo Galeano'nun ''Zamanın Ağızları'' isimli kitabı da Sel Yayıncılık tarafından Türkçeye kazandırıldı.
Sel Yayıncılık, Galeano külliyatının kalan birkaç parçasını eklemeye devam ediyor.
Gün gelecek, artık Türkçe’de basılacak bir Galeano kitabı kalmayacak. İşte o zaman gerçekten veda edeceğiz büyük yazara.
Bu kitabı şimdilik, bir süre içi okuyamayacak olmak ise en büyük üzüntüm.
defterdennotlar.blogspot.se