Mehmet Furkan Kocaaslan

Mehmet Furkan Kocaaslan
@mfkocaaslan
Asıl aktif olarak goodreads'i kullanıyorum. Oradan da takip edebilirsiniz.
"Her şeyi fazlasıyla anlamak bir hastalıktır, gerçek tam manasıyla bir hastalık.." demiş Dostoyevski Yeraltından Notlar'da. Şu kitabında yaptığı en güzel tespitlerden belki de. Hayat gibi karmaşık bir yapı, gerçekten her şeyi anlamak için, anlamaya çabalamak için fazla kısa. Her şeyi anlamak istemiyorum, içinde bulunduğum anın kıymetini bilmek istiyorum. Yaşadığım sürenin, bana bir şeyler katan kitapların, filmlerin, müziklerin mucizevi keşfini yaşamak istiyorum sadece. İçerisinde yaşadığımız anı anlamlı kılalım, bu yeter.
Reklam
“Uykularından uyandıramadığımız ne çok insan var” Antoine de Saint-Exupéry
Bu seferki alıntı bir kitaptan değil de, sevdiğim bir filmden gelsin: ''Öbür dünyada eğer cennet varsa belki orada görüşürüz fakat yoksa da ben cenneti seninle tanıştığımda yaşadım" Three Bilboards Outside, Epping Missouri (2017)
“Sadece gençken yaşanabilecek türden, muhteşem bir geceydi. Gökyüzü pırıl pırıldı, o kadar çok yıldız vardı ki şöyle bir bakınca insan düşünmeden edemiyordu; böylesine güzel bir gökyüzünün altında bu kadar kötü insan nasıl yaşayabiliyordu?”
Arkamda bıraktığım şeyler neden sürekli bir gölge gibi peşimden geliyor? Her yeni başlangıç, bir öncekinin iziyle başlıyor. Her şeyi arkamda bırakıp yeni bir başlangıç yapmak isterken o izler zihnimden silinmiyor ve çıkıyor karşıma bir şekilde. Silemiyorum o izleri ve bu beni çok yoruyor. Koşmak isterken çıkan bu engeller hep bir kekremsi tat bırakıyor, tam “bu sefer başardım” derken bile. Hiçbir şey tam olmuyor, hep eksik, hep kekremsi, hep yarım.
Reklam