Yaratıcı düşünce; nesneyi, işi salt nesne veya salt iş olmaktan kurtarmak içindir. Tasarım, anlatmak için, yapmak, etmek için olmaktan çıkmış; epik özellikler kazanmış; ürünün, işin toplumda ifade bulmasını sağlamak için görev almıştır, kullanıcı katılımını kapsar ve içerir olmalıdır. İçe dönük olmaktan çok dışa dönük olunuz, topluma dair olunuz.
Yaratıcı düşüncenin ürünü tasarım, bireysel tatmin olmamalıdır; toplumsal kazanım olmalıdır. Yaratıcı düşüncenin ürünü tasarım, ticari bir ürünse emtia nitelikleri kazanır, toplumda katma değerlerin yerini göstergeler alabilir, yazık olur. Albert Camus “Göstergeler üzerine kurulu bir toplum, insanların dünyevi hareketlerini yalanlarla örtüldüğü yapay bir toplumdur.”der.
Zamanımızda yaratıcı düşünce ve tasarım ekonominin lüks, karlılık, büyüme kulvarlarından çıkmalı, kendisine daha toplum ve çevre dostu patikalar oluşturmalıdır.
Düşünmek bir simgeleştirme işlevidir. İnsan simgeleştirme yeti ve becerisi ile diğer varlıklardan ayrılmaktadır. Düşünmenin ve ifadenin olmazsa olmaz koşulu dildir ve dil simgeler dizgesidir.