Hata yapma, acı çekme yeteneği herkese eşit verilmiştir. Ancak hissetmeden yaşarsak bela gelmez başımıza; ve en yüksek, en soylu, geleceği en iyi gören insanlar, önceden tahmin edip hor gördükleri şeylere katlanan, acısını çekenlerdir. Hayat budur işte.
Uyuyabilmek çok mutlu ederdi beni. Bu düşünce şimdiki andan geliyor zihnime, çünkü evet, uyumuyorum. Gece gördüğüm bütün rüyaların sessiz örtüsüyle beni boğan koca bir yük. Ruh hazımsızlığı.
Kendimi bulursam kaybediyorum, inanırsam şüphe ediyorum, eğer zaten elde etmişsem sahip olmuyorum. Gezinir gibi uyuyorum, ama uyanığım. Uyurmuş gibi uyanıyorum ve kendime ait değilim. Hayat nihayetinde upuzun bir uykusuzluktur, düşündüğümüz ve yaptığımız her şey, onu bölen, ayıltıcı sıçramalardır.
Bir canavarlar kataloğu yapmak isteyen olursa, bir türlü uyuyamayan, hep uyuklama halinde kalan zihinlerimize gecenin taşıdığı şeylerin kelimelerle fotoğrafını çeksin. Farkında olmadan uyumuşuz, bile diyemeyeceğimiz halde, düşlerin tutarsızlığı vardır bunlarda. Uysallığımızın kanıyla beslenen bu vampirler, edilgen ruhlarımızın üzerinde yarasalar gibi süzülürler