Muhammet Önal

Muhammet Önal
Her bir dakikamın elli dokuz saniyesi..
Tenimize, binyıllara dağılan güzel leşlerin pis kokuları miras kalmıştır. Onların zaferi bizi büyülemiştir: Tüketmişizdir onları. Zihin mezarlığında ilkeler ve formüller yatar: Güzel, tanımlanmıştır, oraya gömülmüştür. Onun gibi Doğru da, İyi de, Bilgi de, Tanrılar da... Hepsi orada kokuşmaktadır
İnsan ve Duygular
Reklam
Artık ne ışıkla birlikte hareket etmek, ne de hayatın dilini kullanmak istiyorum. Artık, "ben ...im" lafını yüzüm kızarmadan söylemeyeceğim. Soluğun edepsizliği ve nefes almanın rezaleti, bir yardımcı fiilin suiistimaline bağlıdır...
İnsan ve Duygular
İçinde yıllarla yatışan yaşama ve ölme susuzluğunu hiçbir şey uyandırmayacak; insanların susuzluklarını giderdikleri o mırıltısız ve itibarsız pınarlar bezdirdi onu. Kuru ve sedasız dudaklarınla kavruk bir halde, hayatın ve ölümün gürültüsünün ötesinde, hatta gözyaşlarının gürültüsünün ötesinde kalacaksın...
İnsan ve Duygular
Soluk alma zorunluluğundan kurtulacak gücün niye yok? Ciğerlerini ablukaya alan ve tenine dayanan bu katılaşmış havaya hâlâ tahammül etmek niye?
İnsan ve Duygular
Reklam