73
tüm dünyalar yarı görüşlü, ya görerek
gözleriyle hayatın (ki nesneler ruh gibiyse eğer) ya da
(ruhlar görünüyorsa nesneler kılığında)
ölümün: her bir dünya algılar daima yarısını.
Yalnızca ileriyi gören yaratabilir bütünlüğü
(budalaca doğmuş olarak sonsuza değin
gururlu gösterişsiz yurttaşları kendinden geçmelerin
zaman daha sarp yokuşlar tırmanır tüm yıllar yılı)
insan özgürdür içinde gerçekliğin güzelliğinin;
ve gezinir ekseninde evrenin
-aşk. İnanan her dünya yadsır, oysa
senin aşkın (bakarak hem hayat hem de ölüm içre)
yüceltir sonsuzlukla acıması bol olanı
hiçbir dünya yadsıyamaz mucizeyi ne de inanır
Yapılacak iş
Gökyüzünün mavisi ele
geçirilemez. Kargacık burgacık yazı
çözülemedi. Dövülenlerin feryadı
dinmedi.
Lugat yazmaz günde-
liği. Ardındaki sözcük
öfkenin. Ve iktidarın değişimi için
sözcükler.
Öğrenilecek daha dili
kurutulmuş morina balığının. Hiyeroglifi
kumdaki barsak solucanının. Alfabesi, kör kütük,
cahillerin.
Söylenecek şarkısı, en
sonuncusu, şüphenin ötesinde.
Mezarda dirilme. Amentüsü
ütopik ümidin.
Övülecek, övüncü olmayan. Sağaltı-
lacak tedavisi mümkün olmayan. Sayılacak
sayılamaz korkular. Aranacak
kaçışın sonu.
Burada olmanın tılsımı, mutluluğun, kim
tutar hesabını? Kim bilir, Kassiope’nin o
büyük Neden sorusuna verilecek
Seni övmek çöpte
Tanrım, sen ki konuşursun bir çok dili,
öğret bana kendi Esperantonu.
Sen ki davet edersin, gösterileri görmek için,
bana bir bilet ayır.
Sen ki gazeteleri doldurursun her gün,
sırrını ver bana alfabenin.
Sen ki hep yeni afişler düşünürsün,
beni yapıştırma duvarın yap.
Sen ki neon reklamlarını bağırtırsın,
beni karanlıkta celbedici kıl.
Sen ki kiliselerden kaçarsın,
güçlendir inadımı, sana yetişeyim.
Sen ki maskeler ardına saklanırsın,
bırak beni karnavalını küçümsemeyeyim.
Sen ki inersin peronlarda,
göster bana hareket planını.
Sen ki cüzdanlarda geçer akçesin,
düzelt benim hesaplarımı.
Sen ki yaşarsın motorlarda ve eksoz gazlarında,
dur kavşakta, lamba ve dur işareti ol.
Sen ki durmaktasın sınırlarda,
düzelt benim pasaportumu.
Sen ki balta girmemiş ormanı seçersin,
bilgilendir beni, partizanını.
Sen ki gülersin televizyon camı ardında,
gülünç kıl benim karasevdamı.
Hareket geçir diyaframımı, seni soluyayım.
Sen ki çöp kovasında eşinerek gidersin, Tanrım,