Her terapist bilir ki terapideki ilk can alıcı adım hastanın kendi olumsuz yaşam durumunun sorumluluğunu üstlenmesidir. İnsan, sorunlarına kendisinin dışındaki bir gücün ya da aracın neden olduğuna inandığı sürece terapinin bir etkisi olamaz.
Bazı insanlar bir tür istek tıkanıklığı yaşarlar; ne hissettiklerini de, ne istediklerini de bilmezler. Kendi fikirleri ,dürtüleri, eğilimleri olmadığından başkalarının arzularına tutunan asalaklara dönüşürler.
Ne var ki insan kibri başka zevkleri istiyor. İnsan içindeki kaygılar yüzünden,daha büyük bir mutluluk ihtimalini göremediği durumlarda elindeki mutluluğun kıymetini bilemiyor.