Mehmet Aktuğ

Mehmet Aktuğ
Bu bayramda hangi elleri öptün, bana da haber ver. Günahkâr dudaklarının siyah lekeler bırakacağı beyaz bir el bulabildin mi? Yoksa sen de benim gibi katrandan ellere mi yapıştırdın kömürden dudaklarını? Yoksa sen de mi çağırdın yardımına çocukları: "Ah çocuklar! Kapı kapı dolaşıp, şeker toplayan çocuklar! Bırakın, öpelim ellerinizi. Siz bize şeker verin!"
Edebiyat
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
"Bir kilimi üzerinde sevgiliniz gezinecekmiş, bir kaşkolu çocuğunuz boynuna dolayacakmış gibi dokur, bir binayı içinde anneniz oturacakmış gibi yaparsanız, ne o kilim eskir, ne o kaşkol solar, ne o bina yıkılır."
Edebiyat
"Neşesi yağmalanmış bir bayramdan geriye ne kalır? Telefonların felç olması yüzünden aramadığımız tanıdıklarımız için inandırıcı bir mazeretimiz var, ne güzel. Doğrusu vefalı milletizdir; dindar olduğumuz kadar bağlıyızdır birbirimize. Bu yüzden camiler almaz kalabalıkları bayramlarda, bu yüzden iflas eder telefon şebekemiz."
Edebiyat
Neşesi yağmalanmış bir bayramdan geriye ne kalır? Ellerden buharlaşıp uçan limon kolonyaları, yenildikten sonra kâğıdı buruşturulup atılan şekerler, caminin avlusunda kalan gazete ve mukavva parçaları, imamın her bayramda tarif edip cemaatin her bayram şaşırdığı bayram namazı mı? Ellerimizi bağlayacak mıyız yoksa iki yana mı salacağız? Herkes göz ucuyla birbirine bakıyor. Önümüzdekiler de şaşkın, yanımızdakiler de. Bu durumda eller ne bağlanmalı ne iki yana salınmalı. Bu durumda eller havaya kaldırılmalı, "Affet!" demeli belki.
Edebiyat
"Yağmur korkuyu, çaresizliği ve yalnızlığı süpürüyor evimizden. Rahmet! Toprak kokusu geliyor penceremizden. Başlangıç topraktı, son da toprak. Üzülme, güzel son, güzel başlangıçların olacak."
Edebiyat