Gerçekten, acıyı iliklerine kadar yaşayıpta, acıyı yok sayacak, tepkisiz kalarak bunuda felsefe yapabilecek var mıdır? ---------------------------------
Altıncı KoğuşAnton Çehov · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202687,2bin okunma
Hepimizin büyürken dünyayı anlama ve öğrenme çabasıyla ilerledik. Kimimiz çocukluğa dair anıların bazılarını hatırlar, kimimiz çok azını. Ama bizi biz yapan değerler, doğduğumuzdan itibaren yaşadığımız ve öğrendiğimiz her tecrübede saklıdır. O yüzden belkide temelin en kritik zamanları olan o çocukluk yılları, bir birey için en önemli zamanlardır. Söylenen sözlerin, kelimelerin cok dikkatli seçilmesi gereken o yıllar.
Kitapta geçen ufaklıkta tam bu kritik yıllarda ve başından geçenler anlatılıyor. Zıpırın en yüksek mertebeden yaşadığı duyguları, sevgisini , hayal kırıklıklarını, üzüntülerini göreceksiniz. Özellikle çocuklukla ilgili yaşadıklarını çok hatırlamayanlar için ; bir çocuk aslında nasıl hisseder, bu dünyayı nasıl öğrenir, tecrübe ederin cok güzel bir örneği.
Birde okuduktan sonra bu kitap, bir pedagogun şu sözlerini hatırlattı. Yetiskinliğe kadar çocuğunuzla lütfen dert paylaşmayın , arkasaş olducam diye. Çocuk o yaşlarda sizin sorunlarınız dert beller ve o dert yüküyle büyür.
Şeker PortakalıJosé Mauro de Vasconcelos · Can Yayınları · 2025275bin okunma
Bazı yerlerde okurken ( çeviriden kaynaklı olduğunu düşünüyorum) cümleler arası bütünlükte zorluk çeksemde, konusu güzel bir kitaptı. Hakkında bir fikrim olmadığı halde elime aldığım bu kitap, tam olarak ismi gibi mutluluğun kıyısında , hayatın kendi içinden 3 hikaye barındırıyor.
Eminim çoğumuz güzel sonla biten filmleri çok severiz çünkü gerçek hayatta insanlarin buna ihtiyacı vardır. Ama bu kitapta dostoyevski ihtiyaçtan çok çoğunluğun yaşamlarından kesitler yazmış. O yüzden mutlu sonlarla hayal kurmaktansa, mutsuzlukla devam eden yada biten hikayelerden ders çıkarmak belkide bizi mutluluğa götürecek en kritik yoldur.
Güzel , kısa , öz öylüsüyle yazar, şu insanliğin belkide tüm sorunlarına sebep olan o malum konunun güzel bir metaforunu oluşturmuş. O malum konuya neredeyse hergün karşı karşıya kalınca insan haliyle aynı fikirde kişileri gördükçe, yabancı ülkede memleketlini görmüş gibi seviniyorsun. Metafora gerek kalmayan bir dünya düzeni olması dileğiyle...