Gece Yarısı Kütüphanesi’ni bitirdiğimde içimde kalan tek cümle şuydu: “İyi ki yaşıyorum.”
Başka hayatlarda daha zengin, daha popüler, daha başarılı bir versiyonum olabilirdi belki…
Ama bu kitap bana şunu hatırlattı: Önemli olan en “mükemmel” hayatı yaşamak değil, yaşadığın hayatta hâlâ ihtimallerin olduğunu fark etmek. Her pişmanlığın yeni bir kapı olmadığını, bazen en büyük şansın hâlâ nefes alıyor olmak olduğunu anlatıyor. Ve evet, belki her şey istediğim gibi değil ama bu hayatta da başarabileceğim, değiştirebileceğim, güzelleştirebileceğim çok şey var.
Bu kitap bana yeniden şunu düşündürdü:
Hayatta olmak başlı başına bir mucize.
Wulf Dorn’un kötü bir kitabı olduğunu düşünmüyorum. Gerçekten başından sonuna kadar gerildim ve sonunu o kadar merak ettim ki tarif dahi edemem. Kitabın sonundaki zekice hamlesi, tüm okurları şaşırtması da ayrı güzeldi. Bu yazarın bütün kitaplarına aşığım ve elimden geldiğince de hepsini okumak istiyorum. 10/10 veriyorum.
Sarah Jio’nun bütün kitapları beni gerçekten etkiliyor. Kalemi oldukça akıcı. Kitaplarını okumaya başladığımda genelde bırakamıyorum bu kitabı da tam olarak beni içine aldı. Sonunu merak etmekten bir türlü elimden bırakamadım. Gerçekten okunması gereken tatlı bir kitap sonuna kadar tavsiye ediyorum.
Mart MenekşeleriSarah Jio · Arkadya Yayınları · 201625,8bin okunma