"Size Aşağı Binfield ziyaretimin bana verdiği dersi anlatayım: Hepsi olacak. Aklınızın köşesinde olan, sizi korkutan ancak bir kabus olabileceğini veya başka ülkelerde yaşanacağını düşündüğünüz her şey."
"Göletimi teneke kutularla doldurmuşlardı. Tanrı belâlarını ve müstahaklarını versin! Bana ne derseniz deyin -ister aptal, ister çocuk, ne isterseniz- ama İngiltere'ye yaptıkları, eskiden kayın ormanı olan yerleri kuş havuzlarıyla, alçı cüceleriyle, perileriyle ve teneke kutularıyla doldurmaları sizin de midenizi bulandırmıyor mu?"
"Sonra ansızın Porteous'a ilk gelişimde de onun bana aynı şiiri okuduğunu fark ettim. Tıpatıp aynı edayla okumuş, büyülü pencere kanadı mı neyle ilgili olan kısma geldiğinde sesi titremişti. Derken garip bir düşünceyle çarpıldım. Adam ölmüş. Bir hayalet. Onun gibilerin hepsi ölüydü. Etraftaki birçok insanın belki de ölmüş olduğu o an kafama dank etti. Bir insanın kalbi durunca -daha önce değil- öldüğünü söyleriz. (...) Belki insan asıl beyni durunca ölüyor, yeni bir düşünceyi idrak etme gücünü yitirince."