Okuduğum ilk tiyatro eser ve gerçekten çok hoştu. Okumam ile bitirmem bir oldu. İlk başta kişileri kavramam zor oldu ama okudukça konuya da kişilere de alıştım. Ben 'Cimri'yi, İş Bankası Kültür Yayınları'ndan(İBKY) okudum. Diğer yayınlar nasıl tasarlamış bilmiyorum ama İBKY, tiyatronun başında kişileri tanıtmış, şöyle ki x, y'nin oğlu z'nin sevgilisi gibi... bu yüzden ilerisi için büyük spoiler oluyor bu tanımlama. Başka yayınlardan okuyacaklar için spoiler vermemek adına kişi isimlerini ve durumu açıklamıyorum. Neyseh diyeceğim o ki, zaten önceden bildiğim için kitabın sonunda fazla şaşırmadım. Ama yine de güzel bir kitaptı. İlk başta birbirine karışan olaylar sonradan yavaş yavaş yoluna girdi. Kitabın adında olduğu gibi cimri bir insanı ve çevresindekileri nasıl etkilediğini okuyoruz. Bence okumaya değer, sıcak bir kitap. İyi okumalar..
George Orwell bir dahi! Ve ben onu bu kadar geç tanıdığım, keşfettiğim için bir aptal olmalıyım. Geç olsun güç olmasın. Orwell'ın muzip mizah anlayışı, kelimeleri kullanışı o kadar etkileyici ki yazar olmak isteyenlerin örnek alması gereken yazarlardan biri benim için.
Kitabın içeriğine girmeden önce genel bir inceleme yapmak istiyorum. Kitabı "izlerken" kahkahalarla güldüğüm de oldu kalbimi sızlatan yerler de. Evet, izlerken. O muhteşem betimlemelerle kitabı resmen izledim. Eğer resim çizme yeteneğim olsaydı size George Bowling'in tereyağı saçlı, mavi gözlü, kırmızı suratını; Aşağı Binfield'de ki dükkânları, Binfield Evi'nde ki göleti ve oradaki balıkları size resmederdim. Sadece betimlemeler değil, tespitler de çok iyiydi. Orwell'ın öyle bir mizahı var ki güler misin ağlar mısın bilinmez. Tabir etme şekline kahkaha atarken bir an sonra neye güldüğümü kavrıyorum. Ne demek istediğimi umarım anlatabildim. Ve kültür. 1900'lü yılların İngiltere'sine dair birçok şey okuyorsunuz. İnsanlarını, onların yaşayış şeklini, şartlarını ve onların düşüncelerini okuyunca çok şaşırdığım yerlerde oldu, yadırgadığım yerlerde. Kitabın içine girelim, şimdi! (Bu kısımdan sonra ara ara spoiler olacak)
Kitap, dört bölümden oluşuyor. İlk bölümde kahramanımız -George Bowling- 45 yaşında, evli, iki çocuklu bir sigorta pazarlamacısı. Ellesmere Sokağı'nda yaşayanların tek düze olan hayatlarını, İngiltere'nin orta sınıf halkını okuyacaksınız. Orwell, güldürürken düşündürüyor denilen cinsten hayatın gerçeklerini mizahla birleştirmiş. İkinci bölümde, George'un Aşağı Binfiel'de ki çocukluk ve gençlik dönemine geçiş yapıyoruz. Hiç kuşkusuz bu kısımda beni en çok etkileyen şey balık tutma sevdasıydı. Göleti, balıkları ve balık tutarken yaşadığı tutkuyu okumak, bana kitaplara olan tutkumu anımsattı.