Ama’lardan sonrasını duymak istemiyordum hiç. Ama’lar haindi. O ana kadar itinayla, kan ter içinde inşa ettiğim kumdan kalelere şişko, çirkin ayaklarıyla basıyor, her şeyi yerle bir ediyor, geriye karman çorman bir şey bırakıyorlardı.
Ama ya seni özlersem? Seni özlemeye cesaret edecek tarafımı, bir kertenkelenin kuyruğunu bırakıp yoluna devam etmesi gibi, geride bırakıp ondan adım adım uzaklaşalı çok olmuştu.