sen bir annesin, anne. aynı zamanda bir canavarsın da. ama ben de öyleyim – işte bu nedenle sana sırtımı çeviremiyorum. işte bu nedenle tanrının yarattıklarının en yalnızını alıp senin içine koydum.
istediğimi elde etmiştim – bana doğru yüzen bir çocuk. ama ben bir kıyı değildim, anne. nereden kopup da buraya sürüklendiğini hatırlamaya çalışan bir ağaç dalıydım.
ne dediğimi bilmiyorum. sanırım demek istediğim şu: bazen ne ya da kim olduğumuzu bilmiyorum. bazı günler kendimi insan gibi hissediyorum, bazı günlerse daha çok bir sesmişim gibi geliyor. dünyaya kendim olarak değil de eskiden kimdiysem onun yankısı olarak dokunuyorum. sesimi duyabiliyor musun artık? beni anlayabiliyor musun?