➡️ *İslamiyet'e uymanın güç gelmesi* 📆 (Osman Ünlü Hocanın 22.04.2026 tarihli yazısı) *Sual: Bazı kimselere, dinin emirlerine uymak, yasaklarından kaçmak çok güç gelmektedir. Bunun sebebi ne olabilir?* Cevap: Kalp ve beden ile, İslamiyetin emirlerine, yasaklarına uymalı ve kalb, gafletten uyanık olmalıdır. Kalbi uyanık olmayan yani Allahü teâlânın varlığını, büyüklüğünü, Cennet nimetlerini, Cehennem ateşinin şiddetini hatırlamayan, düşünmeyen kimsenin bedeninin İslamiyet'e uyması güç olur. Fıkıh âlimleri fetvaları bildirirler. Bunların yapılmasını kolaylaştırmak, Allah adamlarının işidir. Bedenin İslamiyete severek ve kolay uyması için, kalbin temiz olması lazımdır. Fakat yalnız kalbin temiz, ahlakın güzel olmasına ehemmiyet verip, bedenin İslamiyete uymasına ehemmiyet vermeyen kimse, *mülhiddir*. Bunun nefsinin parlaması ile hasıl olan gaybdan haber vermek, hastaları okuyup üfleyip iyi etmek gibi âdet dışı başarıları *istidrâc* olup, kendisini ve buna uyanları Cehenneme sürükler. Kalbin temiz ve nefsin mutmainne, uysal olduğunun alameti, bedenin İslamiyete seve seve uymasıdır. His organlarını ve bedenini İslamiyete uydurmayanların; “Kalbim temizdir, sen kalbe bak!” demeleri boş laftır. Böyle söylemekle kendilerini ve etrafındakileri aldatmaktadırlar. *Sual: Ergenlik çağına ulaşan ve aklı başında olan her Müslümanın namaz kılması şart mıdır, eğer şart ise, başkası bunun yerine namaz kılabilir mi?* *Cevap:* Bu konuda Ni'met-i islâmda deniyor ki: “Akil ve baliğ olan her Müslümanın her gün beş vakitte namaz kılması farzdır. Kimse, kimsenin yerine namaz kılamaz. Bir kimse kıldığı namazın ve başka ibadetlerinin sevabını diri veya ölü başkalarına hediye edebilir. Kendine verilen sevap kadar onların her birine de sevap verilir. Kendi sevabı hiç azalmaz. Namazın farz
Alıntı
‼️‼️‼️ ÖNEMLİ ‼️‼️‼️ 📌 SORU: Nasıl imanlı bir şekilde ölebilirim? ✅ Sûre-i Haşr'ın son 4 ayetini sabah ve akşam namazından sonra okuyun. Her kim Sûre-i Haşr'ın yirmi bir ila yirmi dördüncü âyet-i celîlelerini, başında üç defa: أعوذ بالله السميع العليم من الشيطان الرجيم Bir defa da (Bismillahirrahmânirrahîm) demek süretiyle sabah ve akşam namazlarından sonra okursa kendisine beş haslet verilir. 1. Ölümü hüsn-ü hatime ile olur. 2. Şehid olarak ölür. 3. Bu dört âyet-i celîlenin yetmiş bin tane memur melekleri vardır. Bu meleklerin yapmış oldukları ibadetlerin sevabı bu âyet-i celîleleri okuyan kimselere verilir. Bilirsiniz meleklerin ibadeti bizim ibadetimiz gibi değildir, onlar hiç durmadan ibadet ederler. 4. Bu dört âyet-i celîleyi okuyan kimseyi, bu yetmiş bin melek gün boyu muhafaza ederler. 5. Rasûlüllah'ın sünnetini ihya etmiş olur. 📌 SORU: Nasıl şehid olarak ölebilirim? ✅ Sûre-i Haşr'ın son 4 ayetini sabah ve akşam namazından sonra okuyun. Ve aşağıdaki duaya devam edin. Rasulullah(s.a.v) Efendimiz Buyurmuştur; "Kim günde 25 defa, اللهم بارك لنا في المؤت وفيما بعد الموت "Allahümme bârik lenâ fi'l-mevt ve fîmâ ba'de'l-mevt" derse, sonra yatağında (bile) vefat etse, şehid olarak ölür." (Taberani; Redd-ül Muhtar)
Din İslam
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
*ELVEDÂ YÂ ŞEHR-İ RAMAZÂN - 21* *Hoşgeldin Huzur Ayı* *Gülbahçesinden...* Hadis-i şerifte buyuruldu ki, *(Ölmeden evvel tevbe ediniz. Hayrlı işleri yapmaya mâni çıkmadan önce acele ediniz. Allahü teâlâyı çok hâtırlayınız. Zekât ve sadaka vermekde acele ediniz. Böylece Rabbinizin rızklarına ve yardımına kavuşunuz!)* *İslâm Ahlâkı* hakikatkitabevi.net/book.php?bookCo... ------------------------------------------------------------ *Fıkıh Bilgileri...* *KAĞID PARALARIN ZEKATI ALTIN OLARAK VERİLİR...* Kâğıd paraların zekâtını da vermek lâzımdır. [Altın ve gümüşden başka paralara *(Fülûs)* denir.] Nûr-i Osmâniyye kütübhânesi, [1968] numaralı *(Tâtârhâniyye)* kitâbının sâhibi "rahmetullahi teâlâ aleyh", doksanbeşinci sahîfede diyor ki, (Gümüş para gibi kullanılan Fülûs, yanî bakır [ve kâğıd] paraların kıymeti, ikiyüz dirhem gümüş veyâ yirmi miskal altın olduğu zamân, bu paranın zekâtını vermek lâzımdır. Ticâret niyeti ile kullanması şart değildir ve kıymeti, yanî değeri kadar altın verilir). *(Miftâh-üsse'âde)* kitâbının sâhibi "rahmetullahi teâlâ aleyh" arabî olarak diyor ki, (Fülûs denilen bakır paraların gümüş para ile hesâb edilen kıymetleri ikiyüz dirhem gümüş olursa, bu fülûsların değerlerinin kırkda biri kadar gümüş parayı zekât olarak vermek lâzım olur). Bundan anlaşılıyor ki, şimdi kâğıd liraların zekâtını altın lira olarak vermek lâzımdır. Kâğıd olarak verilemez. Dört mezheb ilmlerinde mütehassıs, büyük âlim, seyyid Abdülhakîm Arvâsî "rahmetullahi aleyh" buyurdu ki, (Kâğıd paraların kıymeti, kıymet-i i'tibâriyyedir. İ'tibârdan düşünce, kıymeti kalmaz. Bu sebebden, fıtra ve zekâtı, kâğıd para ile vermek câiz olmaz. Kâğıd ile, evvelce verilmiş zekâtlar, altın ile devr edilerek, kazâ edilmelidir. Hacdan başka, diğer mâlî ibâdetlerin kazâsı, devr
Alıntı
*Enaniyetin orucu*
Enaniyet nedir? Ene → melekût, latife, miftah Enaniyet → ene’nin mülk tarafı, vücud-u haricîsi Ve yine: Keşfi yapan ene değil, keşfi yapan enaniyettir. Dolayısıyla: ➡ Oruç, ene’ye değil, ➡ keşif yapan enaniyetin çalışma tarzına gelir. Birinci tarif: Müsbet – menfi yüz Müsbet yüz (mana-yı harfî ile): mizan mikyas fihriste harita ayine takvim ruzname Menfi yüz: haksız temellük ayinedarlığını bilmemek mevhum rububiyetten vücud rengi vermek Enaniyetin orucu, müsbet yüzü susturmak değildir. Çünkü: enaniyet verilmiştir ki: “Hallâk-ı kâinatın künûz-u mahfiyesini onunla keşfetsin.” Enaniyetin orucu = enaniyetin menfi yüzünün orucu. Yani:
➡️ *İmamın sesini yükseltmesi hususu* 📆 (Osman Ünlü Hocanın 09.02.2026 tarihli yazısı) *Sual: Cemaatle namaz kılarken imamın, sesini cemaatin duyacağından daha fazla yüksetmesinin mahzuru olur mu?* *Cevap:* Bu konuda İbni Âbidînde namazın sünnetlerinde buyuruluyor ki: İmamın namaza dururken ve rükünden rükne geçerken ve selam verirken, cemaat işitecek kadar, sesini yükseltmesi sünnettir. Daha fazla yükseltmesi mekruhtur. İmam, namaza başlamak için, tekbir getirmeli, cemaate duyurmayı düşünmemelidir. Aksi takdirde namazı sahih olmaz. Cemaatin hepsi, imamı işitmediği zaman, müezzinin de herkese duyuracak kadar, sesini yükseltmesi müstehab olur. Müezzin de namaza başlamayı düşünmeyip, yalnız cemaate duyurmak için bağırırsa, namazı sahih olmadığı gibi, imamı duymayıp, yalnız bu müezzinin sesi ile namaza duranların namazı da sahih olmaz. Çünkü, namazı kılmayan birine uymuş olurlar. Cemaate duyuracak kadardan daha yüksek bağırmak, müezzin için de, mekruhtur. Dört mezheb âlimleri söz birliği ile bildiriyor ki: “Cemaatin hepsi, imamın sesini duyarken, müezzinin de tekbir getirmesi, mekruhtur ve çirkin bidattir.” Bahr-ül-fetâvâda, Feth-ul-kadîrde ve Miftâh-ul-Cennet ilm-i hâli kenarındaki Üstüvânî risâlesinin sonuna doğru diyor ki: “Küçük mescitlerde, imamın tekbiri işitilirken, müezzin yüksek sesle tekbir getirirse, namazı bozulur.” *Sual: Sünnete uygun okunan ezanı işiten kimse, bunu dinlemesi ve tekrar etmesi gerekir mi?* *Cevap:* Sünnete uygun olarak okunan ezanı duyan kimse, cünüp olsa da, cami haricinde, dışarıda Kur’ân-ı kerim okuyor ise de, işittiğini yavaşça söylemesi sünnettir. Başka bir şey söylemez. Selama cevap vermez. Bir iş yapmaz. Ezanı işiten erkeklerin işini bırakıp, cemaate gitmesi vaciptir. Evinde ehli, hanımı ile de cemaat yapabilir. Fakat, camide
Alıntı
Bizdedir miftâh-ı gayb bizden olur feth-i bâb, Dem-be-dem nûr-ı ziyâyı bizden alur âfitâb. Kılmışuz vech-i nazar hem bizdedir ümmü'l-kitâb. Bezm-i 'aşkız biz getür devr eylesün câm-ı şarâb. Sâkiyâ mey sun bize ol Zü'l-Celâl'in 'aşkına. Rûhiyâ her nesnenin aslı biziz hem şeş cihât. Tâ ezelden hem biz olduk cümleye zât u sıfât A'zâmü'l-esmâ biziz bizden görinür nûr-ı zât. Ol Habîb'in mefharetiyle bize virsün necât, Sâkiyâ mey sun bize ol Mustafa'nın 'aşkına. 🌹Rûhî-yi Bağdâdî 🌹