Kitap özeti
10/10
·149 syf.··
2026 4. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 24 Nisan 2026 00:00
Küçükken öksüz ve yetim kalmış, sarayda şamaroğlanı denilen bir çocuk var. Bu çocuğu babası, arkadaşı olan lala'ya emanet etmiş. Şamaroğlanı bir gün bir kapının arkasından sarayın yıkılacağını duyuyor ve çok panik oluyor. Herkese soruyor ama kimse onu ciddiye almıyor. Bir gün çınar ağacına sarılmış ağlarken birisi geliyor. Sarayda Miftah Ağası dışında herkesi tanıdığı için onun Miftah Ağası olduğunu sanıyor. O kişi padişah çıkıyor. Onu çağırıyor ve onu sevdiği için eğitimini takip ediyor. Bir zaman sonra Topkapı Sarayı'nda herkes Dolmabahçe Sarayı'na taşınıyor ancak artık büyümüş ve saray babası denilen şamaroğlanı gitmiyor. Ülkemiz işgaldeyken Atatürk ülkeyi kurtarıyor ve Topkapı Sarayı Müzesi'ne geldiğinde de Saray babası ile tanışıyor.
1000Kitap
Kınalı Serçeİlber Ortaylı · Kronik Kitap · 20251,781 okunma
Puan vermedi
Fatih Duman’ın Miftah adlı eseri, “miftah” yani anahtar kavramı üzerinden insanın iç dünyasında yaptığı hakikat arayışını anlatan tasavvufî bir romandır. Roman, insanın hayatında kapalı kalan alanları ve bu kapıları açabilecek “anahtar”ı arayışını merkeze alır. Baş karakter, hayatında anlam veremediği çıkmazlarla karşılaşır. Bu çıkmazlar, onu dış dünyadan çok iç dünyasına yönelmeye zorlar. Zamanla fark eder ki her kapının anahtarı dışarıda değil, kendi içinde saklıdır. Bu süreçte sabır, teslimiyet ve kendini tanıma yolculuğu ön plana çıkar. Miftah, aslında bir hikâyeden çok bir uyandırma metni gibidir. Okuyucuya sürekli şu soruyu sordurur: “Kapıyı açmak mı zor, yoksa anahtarı fark etmek mi?” Kitabın verdiği temel mesaj ise şudur: “Aradığın her şey, doğru anahtarı bulduğunda açılır.” Fatih Duman
MiftahFatih Duman · Nesil Yayınları · 2016549 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
7/10
·193 syf.··
Beğendi
·
2026 2. kitabı
·
88 günde okudu
·
Okunma: 29 Mart 2026 20:35
8-9 yaşlarındayken, özellikle metrobüs durakları önünde benden yaşça büyük abilerin bu kitabı dağıttığına denk gelirdim. Kitabı almamıza rağmen okumak bir türlü kısmet olmamıştı. 12-13 yıl sonra aynı kitaba çok hoş bir tevafukla denk geleceğimi bilmeden okuldan dönerken sırtında çantası olan yaşlı bir amcaya yer vermek için seslendim. Bir sonraki durakta ineceğini söyleyerek teşekkür etti ben de okuduğum kitaba geri döndüm. Bir dakika geçmeden okuduğum kitabın üzerine uzanılmış bir kitap girdi görüş açıma, yerimi vermek istediğim amca “Sen bana yerini verdin, ben de sana bu kitabı vereyim.” dedi ve gitti. Ben ise elimde kitap, yüzümde şaşkınlık ve mutluluğun verdiği sırıtışla kalakaldım. Bu kitabın karşıma boşu boşuna çıkmadığını düşünerek okumak ve alıntılarımı, iletilerimi ve incelememi sizlerle paylaşmak istedim. Teşekkür ederim. "İşte budur, miftah-ı genc-i kadim, Bismillahirrahmanirrahim." Bu kitap namaz ağırlıklı bilgilere ve ilave olarak abdest, iman, zekat gibi konuların da yer aldığı bir kıymet. "Her şeyi bilmek imkansızdır, bildiğini tekrar etmekte ancak kazançtır." Kitabı okurken bildiğimden çok daha fazla bilmediğim bilgiler vardı ama bunları okumak beni hiç yormadı. Okudukça okuyasım geldi. Okurken sürekli kendimi sorguladığımı fark ettim. Farkında olmadan, artık gündelik hayatımızın bir parçası haline getirdiğimiz davranışlarımızın dahi ne kadar büyük bir önem taşıdığını fark ettim. Önemsiz gördüğümüz detaylara dahi yer verilen bu kitabı okumanın hayatımı kesinlikle olumlu yönde değiştirdiğinin farkındayım. Kitapta ayetlerden, hadis-i şeriflerden, hikayelerden, sahabe hayatlarından, Hz. Muhammed (sav)’in hayatından örneklerin verilip konuların pekiştirilmesi çok iyi. Konunun anlaşılabilirliğini arttırıyor. Fakat; kitapta ciddi eksiklikler
İnceleme
Namâz KitâbıHüseyn Hilmi Işık · Hakikat Kitabevi · 2014476 okunma
10/10
·272 syf.··
Beğendi
·
2026 7. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 26 Ocak 2026 02:49
Her nasip vaktine esirdir Her kitabın bi okunma vakti vardır... 17 Mart 2018'deki fuarda nasibimiz olmuş bu kıymetli eser... Neredeyse 8 yıl olmuş... Bunca zaman o beni beklemiş ben onu bekletmişim. Beklemişim ve bekletmişim bekletmesine de... Hakikatinden nasipdar olmaya ancak hazır olabilmişim belki de... O da olabildiğince... azdan az... Ben kitabı alırken henüz müze olan Ayasofya şimdilerde elhamdülillah Câmii olup da özüne dönmüş, hakikatine kavuşmuş halde... (diye ümit ediyorum) Zira, uzun yıllar boyunca devam edilecek restorasyona başlandı diye biliyorum. Ve esasen bu restorasyonun da plan dahilinde olduğunu ve Ayasofya'nın dolaylı yollardan alıkonulmasına bir kılıf olarak addediyorum... Ayakkabı ile girilmemesi gereken mekanda kamyonetlerin kol gezmesi aşikar ve ne yazıkki bazı ziyaretler dahiliyetinde belki de ayinlere gark olması muhtemel... Şimdi kitaba gelecek olursak... Evvela kesinlikle okumanızı öneririm. Fatih Duman okuyanlar yazarın kaleminden haberdar olsalar da bihaber olanlar için değinmek isterim ki vaktinizi bereketlendirecek, okumak yolunuzu şenlendirecek ve inşallah gönlünüzü demlendirecek bi eser... 2026 okumalarımın başlangıcı hezeyanla sonuçlansa da Miftah okuma yoluma şifa olsu, deva oldu, sürûr oldu elhamdülillah. Sürç-i lisan etmişsek affola.
MiftahFatih Duman · Nesil Yayınları · 2016549 okunma
9/10
·79 syf.··
Beğendi
·
2026 1. kitabı
Duino Ağıtları benim için “Okudum ve bitti.”diyebileceğim bir eser olmadı. Belli aralıklarla dönüp baktığım, her seferinde başka bir yerden karşıma dikilen bir nehir metinle tanıştım. Rilke bu ağıtlarda bir şey anlatmaktan çok, insanın içindeki temel soruların etrafında dolaşıyor. Kitap, on ağıttan oluşuyor ve baştan sona belirgin bir akış yok. Buna rağmen metin dağınık hissettirmiyor çünkü merkezinde hep aynı şey var. İnsanın dünyadaki kırılganlığı ve ait olamama hali. Şairin genel bakış açısını en iyi yansıtan unsurlardan biri melek figürü. Bu melekler koruyucu ya da umut veren varlıklar değil. Aksine, insanın dayanamayacağı kadar tam ve güçlü olanı temsil ediyorlar. Okurken bana sık sık insan olmanın sınırlarıyla yüzleşmeyi hatırlattı. Dil ve üslup açısından Duino Ağıtları kolay bir kitap değil kesinlikle. İlk okumada her şey netleşmiyor hatta bazı bölümler oldukça kapalı kalabiliyor. Bu kitabı tek seferde okumaktan çok, ara vererek ve sindirerek okumanın daha doğru olduğunu düşünüyorum. Bazı dizeler, zaman geçtikçe daha anlamlı hale geliyor. Genel olarak Duino Ağıtları, şiirle arası güçlü olan ya da şiiri sadece duygu değil; düşünce alanı olarak da gören okurlar için çok değerli bir metin. Tavsiyemdir.
Edebiyat
Duino AğıtlarıRainer Maria Rilke · Duino Kitap · 20253,272 okunma
Nurun İlk Kapısı
10/10
··
Beğendi
KALBE FÂRİSİ OLARAK TAHATTUR EDEN BİR MÜNÂCÂT Yani bu münâcât, kalbe Fârisî olarak tahattur ettiğinden Fârisî yazılmıştır.Evvelce, matbû olan Hubâb Risâlesinde derc edilmişti.Yâ Rab! Tevekkülsüz, gafletle, iktidar ve ihtiyarıma dayanıp derdime derman aramak için cihât-ı sitte denilen altı cihette nazar gezdirdim. Maatteessüf derdime derman bulamadım. Mânen bana denildi ki, "Yetmez mi dert, derman sana?"Evet, gafletle sağımdaki geçmiş zamandan teselli almak için baktım. Fakat, gördüm ki; dünkü gün, pederimin kabri ve geçmiş zaman, ecdâdımın bir mezar-ı ekberi sûretinde göründü. Teselli yerine vahşet verdi. Hâşiye 1Hâşiye 1: İmân, o vahşetli mezar-ı ekberi, ünsiyetli bir meclis-i münevver ve bir mecmâ-ı ahbab gösterir.Sonra, soldaki istikbâle baktım; derman bulamadım. Belki yarınki gün, benim kabrim ve istikbâl ise, emsâlimin ve nesl-i âtînin bir kabr-i ekberi sûretinde görünüp, ünsiyet değil, belki vahşet verdi. Hâşiye 2Hâşiye 2: İmân ve huzur-u imân, o dehşetli kabr-i ekberi, sevimli saadet saraylarında bir dâvet-i Rahmâniye gösterir.Soldan dahi hayır görünmediği için, hazır güne baktım. Gördüm ki, şu gün, güyâ bir tabuttur; hareket-i mezbûhânede olan cismimin cenazesini taşıyor. Hâşiye 3Hâşiye 3: İmân, o tabutu, bir ticaretgâh ve şâşaalı bir misafirhâne gösterir. Bu kısmın Arapça ve Farsça ibârelerinin mânâları ve açıklamaları hemen altlarında verildiğinden, başka bir meâl konulmamıştır. İşbu cihetten dahi devâ bulamadım. Sonra başımı kaldırıp şecere-i ömrümün başına baktım. Gördüm ki, o ağacın tek meyvesi, benim cenazemdir ki, o ağacın üstünde duruyor, bana bakıyor. Hâşiye 4Hâşiye 4: İmân, o ağacın meyvesini cenaze değil, belki ebedî hayata mazhar ve ebedî saadete namzed olan ruhumun eskimiş yuvasından yıldızlarda gezmek için çıktığını gösterir.O cihetten dahi me’yus
Risale-i Nur KülliyatıBediüzzaman Said Nursî · RNK Neşriyat · 0858 okunma