Gazalinin İhya adlı eserinden alınmış olan eser sadece estetik bir seyir değil, doğrudan bir marifetullah vesilesi olarak ele alır. Gazaliye göre gökyüzüne bakmak; insanın içindeki gam ve kederi dağıtır, vesveseleri uzaklaştırır ve kalbe huşu verirken, aynı zamanda evrendeki muazzam nizamı görüp tefekkür etmeyi sağlar. Gazali, gökyüzünün o uçsuz bucaksız derinliğine bakmanın insanın kibrini kırdığını ve ona kendi acziyetini hatırlatarak ruhsal bir genişleme sunduğunu savunur. Aslında onun perspektifinde her bakış, Yaratan’ın sanatını okumaya dair sessiz bir ibadet ve zihni dünya gailelerinden arındıran manevi bir ilaç hükmündedir.
Şu alemi düşündüğünde ihtiyaç duyulan her şeyin içinde hazır olduğu bir ev gibi bina edilmiş bulursun. Sema tavan gibi yükseltilmiş, arz sergi gibi döşenmiş, yıldızlar kandiller gibi asılmış, cevherler Zahire gibi depolanmış, her iş için her şeyi hazır ve hazırlanmış görürsün.
Sema'yı yaratmakla kudretle noksan sıfatlarından temiz olduğunu gösteren Süphan, onun renklerini, renkleri en şiddetlisi ve göz için en uygun şekilde yaratmıştır. Nefisler sema'ya döndüklerinde onun genişliğinde bir nimet ve rahatlık bulur. Hikmet sahipleri derler ki: evindeki nimet ve rahatlık sema'yı görebildiğin yer kadardır