Kimi zaman yollar kapalıdır. Çıkış sonu görünmeyen bir ufuk gibi uzaktadır. Hayat her istediğimizi anında vermez. Üzerinden mevsimler geçen toprak gibi yaralı bırakır. Kan gövdeyi götürmüştür ancak kimse akan kırmızılığı görmemektedir. Yol göstericilerin; öğretmen, doktor, mühendis ya da yöneticiler olduğu anlatılır. Asıl yol gösterici acılardır. Onlar yolun güvenliğini bir tabela gibi alarak bizi bilmediğimiz bir yolculuğa çıkarırlar. Yolun nerede kaygan olduğunu, yokuş olduğunu söylerler. Fakat insan idraki bunu yıllar geçince anlar.
Vedalar bir el sallamaya sığıyor bu dünyada. Bütün vedalar elle yapılıyor. Kimi zaman kürekle, kimi zaman küreksiz. Fakat ellerin kaderi hiç değişmiyor.