Vejetaryen: Potansiyeli Harcanmış Bir Maruz Kalma Deneyimi
Han Kang’ın Vejetaryen’i, aslında çok katmanlı bir toplumsal ve bireysel eleştiri sunma potansiyeline sahipken, bu potansiyeli sığ karakterlerin işlevsiz düşünceleri arasında eritmiş bir eser. Hikayenin başkarakter yerine eş, enişte ve kız kardeş gibi figürler üzerinden kurgulanması aslında bir derinlik imkanı sunabilecekken asıl hayal kırıklığı, bu bakış açılarının okuyucuyu hiçbir entelektüel veya duygusal derinliğe ulaştıramayarak bizi sadece sığ bir gözleme maruz bırakmasıydı. Bir kadının hayatındaki farklı rollerin ve toplumsal yargıların bu yakın ilişkiler ağı üzerinden işlenmesi çok güçlü bir zemin hazırlayabilirdi. Ancak biz bu derinleşmeyi görmek yerine, karakterlerin beklenen ya da bir amaca hizmet eden tepkilerinden ziyade, sadece "aptalca" diyebileceğimiz sığlıkta düşüncelerine ve vizyonsuzluklarına uzun süre maruz bırakılıyoruz.
Metindeki acıların gerçekliği ve Kore toplumunun kültürel kodlarına yapılan vejetaryenlik temalı başkaldırı kağıt üzerinde ilgi çekici dursa da, anlatım gereksiz bir ütopiklikle gerçeklikten kopuyor. Oysa bu acıları ve toplumsal baskıyı anlatmak için gerçek hayatta çok daha vurucu örnekler varken, kitabın seçtiği bu absürt yol anlatıyı güçlendirmek yerine zayıflatıyor. Kitap boyunca şahit olduğumuz o rahatsız edici bakış açılarının sonunda ne güçlü bir serzenişe ne de tutarlı bir manifestoya dönüşmemesi, okuyucuyu kitabın sonunda büyük bir boşlukla baş başa bırakıyor. Nihayetinde, karakterler arasındaki o karmaşık bağların el ele verip bizi bir yere vardırmasını beklerken, sadece sığ insanların düşüncelerini okuyup kitabı "Ee, yani?" diyerek kapatıyoruz.
VejetaryenHan Kang · April Yayıncılık · 20259,8bin okunma
gerçekten neden sevilmediğini anlamak için rasyonel bir gözlemci bakışından teoride mantıklı pratikte ruhsuz bir deneme yaratmış. yazdığı dönem için çıkarımları sadece felsefe ve akıl yürütmeyle varılması açısından fazla kişisel de olsa katılmasam da etkileyiciler.
Aşkın MetafiziğiArthur Schopenhauer · Zeplin Kitap Yayınları · 201916,8bin okunma
dahiyane bir şaheser ancak asla okuyamıyorum ilk kelimeden itibaren bilinç akışı yaşıyorum kendi kendime konuşuyorum deliriyorum, yine de asla asla aynı tadı başka hiçbir şeyde bulamam