Giriş Yap
Rivâyete göre Yahudilerden kimi «Bizim geçmişlerimiz Cebrail (aleyhisselâm) dan çok zahmet çekdiler. Azabları indiren o, memleketleri batıran o, Hazret-i Peygamber (Sallellâhü aleyhi ve sellem) e onun yerine Mikâil (aleyhisselâm) gelseydi muhakkak îman ederdik demişlerdi. Bu âyetler onun üzerine nâzil olmuşdur.
Reklam
Fahruddin Razi'nin tefsiri'nden "Allah"
"-Kimilerine göre, CİBRİL'in anlamı 'ABDULLAH'dır. Çünkü 'CİBR', 'abd'; 'İL' de 'ALLAH' demektir. Mikail de 'Abdullah' demektir. İbn Abbas ve ilim ehlinden bir topluluğun görüşü de budur. Bununla birlikte Ebu Ali e's-Sûsi'ye göre bu görüş iki nedenle doğru değildir: Birincisi: Allah'ın adlan arasında 'İL' diye bir ad bulunmamakta. İkincisi: Eğer Cebrail ve Mikail'deki "İL", "Allah" anlamına gelseydi sözcüğün sonu 'mecrur' (esre) olurdu." (Bkz. Razi, c.3, s. 196.) Razi'nin tefsirinde, aynı sayfada, Ebu Ali'ye cevap verildiği görülüyor: "-'Cibr' ve 'İL' Arapça olsalardı Ebu Ali e's-sûsi'nin dediği doğru olabilirdi. Ama bunlar (Cibr ve İl) İbranca'dırlar. İbranca dilindeyse, ad tamlaması (izafet), adın rneksur (esre) olmasını gerektirmez." (Bkz. Aynı sayfa, not:l.)
Allah, Turan DursunSayfa 7 - Kaynak Yayınları, 10. baskı, PDF
Azrail, Cebrail, Mikail, İsrafil
"Allah"ın ve "ilah"ın, tüm Sami dillerinde yer alan ve "tanrı", "baştanrı" anlamı verilen "El" ya da "il" ilişkili olduğu ileri sürülür. Taberi'nin "Camiu'l-Beyan Fi Tefsiri'l-Kur'an" adlı ünlü tefsirinde de belirtildiği gibi birçok islam büyüğünün görüşüne göre, Cebrail'de, Mikail'de, İsrafil'de, Azrail'de... bulunan "il (ya da el)" "Tanrı (Allah)" anlamına gelmektedir. "Cebr", "kul" demek olan "abd" ; "Mika" da "kul -cuk (küçük kul)" demek olan "ubeyd" anlamındadır. Onun için "Cebrail "Tanrı'nın kulu" demek olan "Abdullah"; "Mikail" de "Tanrı'nın kulcuğu" demek olan "Ubeydullah" ile eş anlamlıdır. Bu görüşte olanların adlan arasında, İbn Abbas, Abdullah İbn Hars, İkrime, Ali İbn Huseyn gibi adların da bulunduğu görülmekte. Dahası: Ebubekir'in de (Halife), "İl"i "Allah" anlamında kullanmakta. "Yalancı Peygamber Müseyli-me"nin yandaşlarına: "-Yazık size nasıl bir inanca kapılıyorsunuz! Tanrı'ya antiçerek söylerim ki 'Tanrı'dandır' diye ileri sürülen bu sözler 'İL'den (yani Allah'tan) gelme değildir..." dediği aktarılmakta, "il"in ibranca olduğu ileri sürülüyor. Abdullah İbn Hars bu görüşte olanlardan. (Tüm bunlar için bkz. Taberi, tefsir, c.l, s. 346-347.)
Allah, Turan DursunSayfa 7 - Kaynak Yayınları, 10. baskı, PDF
Beni güzel hatırla.. Bunlar son satırlar. Farzet ki bir rüzgardım. Esip geçtim hayatından. Ya da bir yağmur, Sel oldum sokağında. Sonra toprak çekti suyu.Kaybolup gittim. Belki de bir rüyaydım senin için. Uyandin ve bittim. Mikail Müşfik
Reklam
Emrolunduğun Gibi Dosdoğru Ol...
Peygamber Efendimiz’in belini iki büklüm eden ve saçlarını ağartan ama bizim dikkatimizi bile çekmeyen Hûd Sûresi 112.âyet-i kerimesi, bugün bizim de kimsenin belini doğrultamadığının dertlerinden, sıkıntılarından, geçim derdinden saçlarımızı ağartması gerekmez mi..?! Hadi gelin bir tefekkür edelim. Zira başta Siyer-i Nebî olma üzere peygamberler sayısız ibretle doludur..! “Efendimiz (sav) bir sabah namazından sonra selâm verip “Ebu Bekir nerededir?” diye sordu. Ebu Bekir (r.a) cemaatin arka saflarından “Buradayım efendim…” dedi. Efendimiz buyurdu ki; “Biraz yanıma gelir misin..? Anlat bakalım, Bir şeyler oldu galiba..?” Ebu Bekir (r.a) dedi ki; “Efendim, tam birinci rekâta tekbir aldınız, ben de uydum; Fatiha’yı Şerîf’in sonuna doğru abdestime bir şüphe geldi, hemen abdestimi yenilemek üzere namazdan çıktım. Çıktığımda altından bir kap gördüm. İçi su doluydu lâkin üzerinde bir mendil örtülüydü. Hemen o su ile alel acele abdest aldım, o mendille kurulandım ve hemen geldim. Daha siz zammı sureye devam ederken yetiştim Ya Resulullah..!” Efendimiz dedi ki; “Ya Eba Bekr! Bunun için sizi çağırdım. Çünkü ben tam Fatiha’yı ve zammı sureyi okuyup rükûa gidecektim ki dizlerim tutuldu! Bir türlü gidemedim ve âyetleri uzattım..! Sana müjdeler olsun Ya Eba Bekr! Senin, yetişmen için namazdan çıktığında altın kaptaki suyu getiren Cebrail aleyhisselâmdı! O mendili koyan, Mikâil aleyhisselâmdı. Bana da gelip; “Ebu Bekr namaza yetişecek, namazı biraz uzat..!” diyen İsrafil aleyhisselâmdı. Bunun için seni çağırdım..!” İşte Allah yolunda olan peygamberlerin onun yolunda olduğunu iddia edenlerin arkadaşları böyle olmalıdır!!!
Reklam
2
296
2.957 öğeden 1 ile 15 arasındakiler gösteriliyor.
©2022 · 1000Kitap Web Uygulaması · 2.26.42