Zibil gibi tek kişinin elinden çıkmış mikail balcı falan filan gibi sahte hesaplardan ziyade gerçek kendi olan hesaplarla etkileşimde olmak istiyorum!
1000Kitap
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Dün yaz bitsin yağmur yağsın diye ileti atmıştım gök gürültülü sağanak yağmur var şuann bi anda başladı teşekkürler Mikail beyhanım meleği
uzun yazdım, kısa anla!
...tövbe kapılarını kapatma Allah'ım, içim alev alev, içim cehennemin en alt katı. Firavunlar sarmış kaldırımları, elimde kalem! sokak sokak arıyorum Musa'nın asasını. cenklerle doluyum ey karıncanın sesini işitenim, dört nal izi olan acılarım var, Kızıldeniz'e biriken yaş'larım, yaşımdan büyük hatalarım var, sen ki kahhar, ben ki hiç.. sineme binen yükler var, Habeşli Bilal değilim ki ben; nasıl ezildiğimi onlar bilmiyorlar. sormuyorlar! tüm evreni kusursuzca döndürenim, sen olmasan ben yoktum, sen varsın ya ben olmasamda olur.. çok susadım yağmurların sahibi, çok usandım! bak bu şeytanın vesvesesi, ey Mikâil sen ne ihtişamlı memursun; sel seli götürdü yine şehrimi, sırılsıklam şair eyledi beni yine mührün.. korkuyorum senden ya Râb, sana sığınıyorum hata yapmaktan,
Şiir
vur kırbacı mikail sür atlarını göğe göğe o çorak araziye
Şiir
Anlatıldığına göre; İblis’in birinci kat gökte iken ismi “Âbid”, ikinci kat gökte iken “Zâhid”, üçüncü kat gökte iken “Ârif”, dördüncü kat gökte iken “Velî”, beşinci kat gökte iken “Tâkî”, altıncı kat gökte iken “Hâzin”, yedinci kat gökte iken ise “Azâzil” idi. Fakat Levh-i Mahfûz’daki adı “İblis” idi. O, sonunda başına gelecek olanları bilmiyordu. Ulu Allah, kendisine Hazreti Âdem’e (a.s.) secde etmesini emredince İblis şöyle dedi: “Onu benden üstün mü tutuyorsun? Ben ondan daha hayırlıyım. Beni ateşten, onu ise çamurdan yarattın!” Allah Teâlâ da ona: “Ben dilediğimi yaparım!” diye cevap verdi. Kendini daha şerefli gördüğü için, burun kıvırarak ve tepeden bakarak Hazreti Âdem’e (a.s.) secde etmesi gerekirken arkasını çevirdi. Diğer bütün melekler bu emre uyarak secdeye kapanıp uzun bir müddet beklerken o, dimdik ayakta kaldı. Melekler başlarını kaldırıp onun kendileriyle birlikte secde etmediğini görünce, şükür maksadıyla ikinci defa secdeye kapandılar. O ise arkadaşlarına yan yan bakarak, onlara katılmayı asla düşünmeyerek ve Allah’ın emrini çiğnediği için hiçbir pişmanlık duymayarak yine tek başına ayakta kaldı. Bunun üzerine Allah, onun güzel vücudunu bozdu. Onu farklı bir sûrete çevirdi. Yüzü değişti, gözleri yarık hâlini aldı, burun delikleri genişledi, dudakları ve dişleri şekil değiştirdi. Sakalı yolundu, çenesinde seyrek birkaç tel kaldı. Allah onu önce cennetten, sonra gökten ve daha sonra yeryüzünden kovarak adalara sürdü. Artık yeryüzüne ancak gizlice ayak basabilmektedir. Kâfirlerden biri olduğu için Allah’ın lâneti kıyamet gününe kadar onun üzerindedir. Oysa daha önce yakışıklı, dört kanatlı, bilgili, çok ibadet eden; melekler arasında itibarlı ve birçok imrenilecek sıfatlara sahip bir varlıktı. Ancak bunların hiçbirisi ona fayda sağlamadı.