"Totoca!" dedim.
"Efendim?"
"Noel'de bize hiç ama hiçbir yerden armağan gelmeyecek mi sence?"
"Sanmıyorum, gelmez!"
"Ciddi konuş, ben herkesin söylediği kadar kötü ve sersem miyim?"
"Kötü değilsin. Ama içine şeytan girmiş senin."
"Noel günü geldiğinde şu şeytandan kurtulmayı çok isterdim! Ölmeden önce, hayatımda hiç değilse bir kez, küçük şeytanın yerine küçük İsa'nın benim için doğmasını isterdim doğrusu."
"Küçük İsa beni neden sevmiyordu? O ki, doğduğu ahırda bulunan öküzü, eşeği bile sevmişti. Ama beni, hayır. Belki de, şeytanın vaftiz çocuğu olduğum için benden öç alıyordu."
"Nen var Zezé?"
"Hiç. Şarkı söylüyordum."
"Şarkı mı söylüyordun?"
"Evet."
"Öyleyse ben sağır olmalıyım."
İnsanın içinden de şarkı söyleyebildiğini bilmiyor muydu yoksa? Bir şey demedim. Bilmiyorsa bunu ona öğretecektim.