mila

mila
@milafaxz
‧₊˚ ⋅♡𓂃 ࣪ ִֶָ 🪽. “i am home, when i flick the pages.”

mila

, bir kitap okudu
Puan vermedi·336 syf.·
2026 12. kitabı
Devney Perry
8/10 · 500 okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖

mila

, bir kitap okudu
Puan vermedi·320 syf.·
2026 6. kitabı
Teagan Hunter
7.4/10 · 243 okunma
tüm çantalarını alıp yanımda durdu. saatlerdir onun yanında oturuyor olmama rağmen bu, garip bir şekilde daha farklı hissettirdi. aramızda bir bağ var gibiydi ve ona daha fazla yaklaşma konusunda kendime engel olamıyordum, sanki ona daha çok çekiliyor gibiydim. sokak lambalarının altındayken bile iyi görünüyordu. şapkasını tekrar arkaya doğru çevirmişti ve gözleri -rengini hâlâ tam olarak ayırt edememiştim- tereddütle bana bakıyordu. alt dudağını yalamak için dilini dışarı çıkardığında, hızlı bir soluk alarak gözlerimi dudaklarına çevirdim. nefesimi tutmuş, bekliyordum. bekliyordum... istiyordum... sanırım... sanırım beni öpmesini istiyordum. bana yaklaştığında parmak uçlarımda yükseldim. hazırdım. istekliydim.  sokağın hemen yukarısından çığlık sesi geldiğinde, yapmamamız gereken bir şey yaparken yakalanmışız gibi irkildik. yolun aşağısından gelen ambulansın sesiyle de an tamamen bozuldu. "ah, dinle harper, ben-" elimi sallayarak bir adım geri çekildim. "bunu garipleştirmeyelim, tamam mı?" gülerek, "gayet makul," dedi ve elini bana doğru uzattı. "beni öldürmediğin için teşekkürler." içime yayılan sıcaklığı görmezden gelmeye çalışarak elini sıktım. "beni kaçırmadığın için teşekkürler."
Sayfa 48·Kitabı okudu
evin kalabalık olmayan bir yerine ulaştığımızda, boş bir sandalyeye oturup harper'ı kucağıma çektim. maskemi çıkarıp bir elimi saçlarımda gezdirirken, "sana bir sorum var," dedim. harper somurttu. "önceden daha sevimli görünüyordun." "bunu söylememişsin gibi davranacağım." gözlerini devirdi. "soru neydi?" "açılış maçında sana verdiğim sopayı ne yaptın?" dişlerinin arasından havayı içine çekerek yüzünü buruşturdu. "ah... ben onu... sanırım başkasına verdim?" "verdin mi, vermedin mi? çünkü kulağa soru soruyormuşsun gibi geldi." "verdim." tekrar suratını buruşturdu. "sana kızgındım ve onunla ne yapacağımı bilemedim, o yüzden bir çocuğa verdim." "en azından sopaya hiç *baktın* mı?" "yani, baktım. ama çok yakından değil. neden?" "üzerine telefon numaramı yazmıştım." gözleri büyüdü ve eliyle ağzını kapattı. "yazmadın." "evet, yazdım. ve bil bakalım bu sabah beni kim aradı? sekiz yaşındaki jonathan lucas kyler. bayan mccarthy'nin sınıfında ve bir gün nhl'de defans oyuncusu olacak." gülerek, "kes şunu," dedi. "ah, dahası da var. kedileri köpeklere tercih ediyor -bu konuda neden yanıldığı hakkında uzun uzun konuştuk- ve pizzasında biber seviyor. ketçap sevmiyor -kutsallığa aykırı bir şey daha- ve en sevdiği çizgi film adventure time'."
Sayfa 238·Kitabı okudu