Salt zihni kuşatan müfredatla insan dönüşmeyeceği belliydi; ezberci kuşaklar yetiştirdiler. ...“Ne kadar öğretmen-ne kadar okul varsa ülke ekonomisi o kadar iyi olur” sözü, boş bir laf’ tır.
“Kayseri’ de 1925’ te uçak fabrikası kurduk. Kayseri’ den kalkan ilk milli uçağımız Ankara’ ya indi. Denizaltı yapıyorduk. Sonra Marshall Yardımı başladı; bize şunu söylediler, ‘ ne gerek var uçak üretiyorsunuz, ne gerek var gemi yapıyorsunuz, size uçak verelim, size gemi verelim.’ Uçak fabrikalarını, tersaneleri kapattık. Ulusal değerlerimizi körelten Marshall Yardımları’ dır.”
1990 yılı dikkate alındığında 846 bin ton mercimek üretimi ile dünya ihracatının yüzde 47’ sini karşılayarak ilk sırada yer alan Türkiye, bugün ithal mercimek almak zorunda bırakıldı!
Efendiler! Avrupa'nın bütün ilerlemesine, yükselmesine ve medenileşmesine karşılık Osmanlı tam tersine gerilemiş ve düşüş vadisine yuvarlanmıştır. Artık vaziyeti düzeltmek için mutlaka Avrupa'dan nasihat almak, bütün işleri Avrupa'nın emellerine göre yapmak, bütün dersleri Avrupa'dan almak gibi birtakım zihniyetler belirdi. Halbuki, hangi istiklal vardır ki, ecnebilerin nasihatleriyle, ecnebilerin planlarıyla yükselebilsin? Tarih böyle bir hadiseyi kaydetmemiştir!