#okudumbitti
Daha önce kitap hakkında araştırma yapmama rağmen, olay örgüsünü ve kişileri öğrenmeme rağmen kitabın ilk bölümü beni oldukça zorladı. Özellikle Romanın ana kahramanı Ferit, kaldığı pansiyonda bazı metafizik ve doğaüstü olaylarla karşılaşır halk arasında karabasan ya da cin de deniyor hani. Bu durumları, benimsediği materyalist ve pozitivist felsefenin ilkeleriyle açıklayamayınca geçirdiği şüpheler, buhranlar beni de bunalttı. Aslında bu psikolojik süreci okuruna da yansıttığı için başarılı bir süreç izliyor yazar. O bunalımları yaşıyor insan ama sıkılmıyor da değil.
.
.
Asıl önemli kısım ve bitmesini istemediğim bölüm, kitabın ikinci bölümüydü. Ferit'in hayatının değişmesine sebep olan Matmazal Norilya. Bu kadının sona saklanan hikayesi kesinlikle tüm kitabı kaplayabilirdi. Keşke bu kadar kısa olmasaydı dedirtti bana. Benim kişisel görüşüm; sıkılmayı göze alsanız da Matmazel Norilya'yı mutlaka tanıyın. .
.
" Eğer bugün, eski Yunan düşüncesinin tazelenmesine borçlu olduğumuz bir klasik temelli kültürümüz ve Rönesans dehalarından gözlerini ayırmayan güzel sanatlarımız varsa, belki de, Eflatun otomobile ve Michel-Angelo uçağa binmedigi içindi. İki bin sene sonra bugünkü kültürümüzden ve sanatımızdan adı bir pragmatizm ve daha soysuzlaşmış bir sürrealizmden başka bir şey kalacağına emin misiniz?
Ben eminim. Çünkü Matmazel Norilya'nın koltuğu vardır. Bu, bir isyanın ve insan düşüncesi kadar yeni bir aydınlığın sembolüdür. Aranırsa, dünyanın başka bir köşesinde böyle gizli azizler hala bulunur." (syf. 291) .