Güli

Güli
Çeşitli şahitler huzurunda ara ara havada durur ve nadiren ciddi olurum. Felsefe ve mitolojiden pek anlamam, genel olarak biyoloji ve psikoloji okumayı sever ve onları alıntılarım.
1915'e gelindiğinde Einstein nihayet o zamandan bu yana tüm kozmolojinin temel edildiği mimariyi oluşturan genel görelilik kuramı adını verdiği kuramı tamamlayabilmişti. Bu yeni, ürkütücü tabloda kütle çekimi evreni dolduran bağımsız bir kuvvet olmaktansa, uzay zaman dokusundaki bükülmenin belirgin etkisiydi. Kuramı öylesine güçlüydü ki iki santimlik bir denklem ile özetleyebilmişti. Bu harika, yeni kuramda uzay ve zamandaki bükülmenin miktarı içerdiği madde ve enerji miktarına göre belirleniyordu. Bir göle taş attığınızda çarpma etkisiyle beliren bir dizi dalgalanmayı düşünün. Taş ne kadar büyükse gölün yüzeyi de o kadar fazla bozulur. Benzer biçimde, yıldız ne kadar büyükse yıldızı çevreleyen uzay zamanının bükülmesi de o kadar fazla olur.
Sayfa 39·Kitabı okudu
Bilim
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Yerin çektiğini nerden biliyorsunuz belki gök itiyor fjcbdbdh
Buruşuk bir kağıt üzerinde yürümeye çalışan bir karınca hayal edin. Engebeli arazide gitmeye çalışırken tıpkı sarhoş bir denizci gibi bir o yana bir bu yana sallanarak yürüyecektir. Karınca, sarhoş olduğu konusunda itiraz edecek ve gizemli bir kuvvetin onu sağa sola çekiştirdiğini iddia edecektir. Karınca için boş uzay, onu düz bir yolda ilerlemekten alıkoyan gizemli kuvvetlerle doludur. Ancak ona yakından baktığımızda karıncayı çeken herhangi bir kuvvet bulunmadığını görürüz. Aslında buruşturulmuş kağıdın kıvrımları tarafından itilmektedir. Karınca üzerindeki kuvvetler bizzat uzayın bükülmesinden kaynaklanan bir yanılsamadır. "Çekim" kuvveti aslında kağıttaki bir kıvrım üzerinde yürürken oluşan "itme" kuvvetidir. Bir diğer deyişle, kütle çekimi çekmez; uzay iter.
Sayfa 39·Kitabı okudu
Bilim
Newton uzay ve zamanı, olayların onun hareket yasalarına göre gerçekleşebildiği uçsuz bucaksız, boş bir alan olarak kabul etti. Sahne mucizeler ve gizemlerle doluydu ancak özünde eylemsiz ve etkisizdi, doğanın dansının pasif bir tanığıydı. Ancak, Einstein bu düşünceyi tersine çevirdi. Ona göre, sahnenin kendisi yaşamın önemli bir parçası haline gelecekti. Einstein'ın evreninde uzay ve zaman, Newton'un varsaydığı şekilde durağan değil, tuhaf biçimlerde eğilip bükülen dinamik bir alandı. Yaşam sahnesinin, oyuncuların kendi ağırlıklarınca battığı bir güvenlik ağı ile yer değiştirdiğini düşünün. Böylesi bir alan üzerinde sahnenin de en az oyuncular kadar önemli hale geldiğini görürüz.
Sayfa 38·Kitabı okudu
"Güneş kaybolursa ne olur?" Newton için tüm evren güneşin yok oluşuna aniden ve aynı anda tanıklık eder. Oysa özel göreliğe göre bir yıldızın yok oluşu ışık hızıyla sınırlandırılmış olduğundan bu olanaksızdır. Görelilikte, güneşin aniden yok olması, dışarıya doğru ışık hızında yayılan küresel bir kütle çekimsel şok dalgasını tetiklemelidir. Gözlemciler, kütle çekimi henüz onlara erişecek zamanı bulamadığından şok dalgasının dışında güneşin halen parıldadığını söyleyecektir. Bununla birlikte dalga içerisindeki bir gözlemci ise güneşin kaybolduğunu ifade eder. Işte bu sorunu gidermek için Einstein uzay ve zamanın tamamen farklı bir resmini sundu.
Sayfa 38·Kitabı okudu
Einstein, tıpkı ondan önce Newton'ın yaptığı gibi yaşam sahnesine ilişkin bakışımızı değiştirdi. Newton'un dünyasında tüm oyuncular zamanın ne olduğunu ve mesafelerin nasıl ölçüldüğünü tam olarak biliyordu. Zamanın akışı ve sahnenin boyutları hiç değişmedi ancak görelilik, bize uzay ve zamanı anlamakta tuhaf bir yol gösterdi. Einstein'ın evreninde tüm oyuncular farklı zamanları gösteren kol saatleri takar. Bu da sahnedeki tüm kol saatlerini aynı zamana ayarlamanın olanaksız olduğu anlamına gelir. Öğle saatine prova koymak, farklı oyuncular için farklı şeyler ifade eder. Aslına bakarsanız acayip şeyler, oyuncular sahnede koşturdukça gerçekleşir. Onlar daha hızlı hareket ettikçe saatleri daha yavaş ilerleyip bedenleri daha ağır ve basık hale gelir.
Sayfa 37·Kitabı okudu
Bilim