Güli

Güli
Çeşitli şahitler huzurunda ara ara havada durur ve nadiren ciddi olurum. Felsefe ve mitolojiden pek anlamam, genel olarak biyoloji ve psikoloji okumayı sever ve onları alıntılarım.
Evrime inanırız çünkü bilimsel kanıt onu destekler ve yeni bir kanıt bu gerçeği çürütürse bir gecede bu inancımızdan vazgeçeriz. Gerçek bir tutucu asla bunun gibi bir şey söylemeyecektir.
Sayfa 271 - Kuzey Yayınları·Kitabı okudu
Felsefe ve Düşünce
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Gelip geçiyorlar. Ölümlü bir yaşamın nasıl anlamı olabilir?
Atatürk 14 Eylül 1931 günü bir sohbet sırasında milliyetçiliğe yönelişini şöyle anlatmıştır: “Bizim neslin gençlik yıllarına Osmanlılık telkin ve etkileri hakimdi. İmparatorluk halkını meydana getiren Türk’ten başka milletlere, bu arada yanlış bir din anlayışıyla Araplara, sarayın, ordu ve devlet ileri gelenleri arasında bulunan ırkdaşlarının etkisiyle Arnavutlara özel bir değer veriliyor, onlardan söz edilirken “kavmi necip” deyimi ile sıfatlandırılarak bu duygunun belirtilmesine çalışılıyor, memleketin sahibi ve devletin kurucusu olan biz Türkler ikinci plânda gelen önemsiz halk yığınları sayılıyordu. Şair Mehmet Emin Yurdakul’un ilk defa Manastır Askerî İdadisinde öğrenci iken okuduğum “Ben bir Türk’üm, dinim, cinsim uludur” mısrasıyla başlayan manzumesinde, bana millî benliğimin gururunu tattıran ilk anlatımı bulmuştum. Fakat ben asıl bunu, orduya katıldığım ilk günlerde, bir Anadolu çocuğunun gözyaşlarında gördüm ve kuvvetle duydum. Ondan sonra Türklük, benim en derin güven kaynağım, en engin övünç dayanağım oldu. Kendimi hiçbir zaman Osmanlılığın telkin ettiği başka milletleri öven ve Türklüğü aşağı gören eksiklik duygusunu kaptırmadım. Kurmaylık stajı için verildiğim süvari alayı, Hayfa’da bulunuyordu. Kışla ile deniz arasında geniş bir talim alanı vardı ve piyade acemi eğitim devri yeni başlamıştı. Erleri bölgeden toplanmış Arap gençlerinden, öğretici kadro da tecrübeli ve Anadolulu kıt’a çavuşları olan Türk delikanlılarından kurulu idi. Katıldığım bölüğün alaydan yetişmiş, Makedonya Türklerinden, ileri yaşlı bir yüzbaşısı vardı. Erlere çavuşlar talim yaptırıyor, biz subaylar arada dolaşarak çalışmaları izliyor ve denetliyorduk. Yüzbaşı, çavuşlarına karşı sert davranıyor, yeni erlere karşı ise fazla şefkatli görünüyordu. Onların herhangi bir şekilde
Mustafa Kemal Atatürk
''Sevgili çocuklar! Her birinizin bir babası ve bir annesi var. Onlar olmasaydı dünyaya gelmezdiniz. Eğer Atatürk, milletinin ve ordularının başında Anadolu savaşlarını kazanmasaydı, bu dünyada vatansız ve hürriyetsiz kalırdınız. Asıl öksüzlük budur. Onun için kitaba Babanız Atatürk adını koydum. Hayatınızı ana babanıza; hür, şanlı ve şerefli Türklüğünüzü Atatürk'e borçlusunuz.''
Sayfa 8 - Pozitif Yayınevi·Kitabı okudu
İçimden o melankolik ve yılgın gözlerini başka tarafa çevirmelerini bağırmak geliyordu, çünkü yüreğimdeki yarayı kanatıyorlardı; içinden ölülerinin arka arkaya çıkıp hayatlarının buruk acısını sergiledikleri açık bir yara, bir mezar, bir delik.
Yapma be Arturo :(·Kitabı okudu
Duygular